Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1372 E. 2025/3883 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1372
- Karar No
- 2025/3883
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Van Jandarma Asayiş Komutanlığı Askerî Mahkemesi) SAYISI : 2002/1 E., 2002/1 K. (Kapatılan Van Jandarma Asayiş Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 2002/684 E., 2002/361 K. sayılı kararı) SUÇ : İzin tecavüzü (2 kez) HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade
Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 29.09.2023 havale tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait olduğunun anlaşılması karşısında Tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ... tarafından mahkemeye sunulan eski hale getirme ve temyiz talebi mahiyetindeki 29.09.2023 tarihli dilekçe yönünden 5271 sayılı Kanun'un 42/1. maddesi gereğince talep hakkında karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğundan talebin reddine ilişkin Van 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.10.2023 tarihli ve 33926023-2023/67 Değişik iş sayılı kararı yok hükmünde kabul edilip yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin temyiz süresinin ne zaman başlayacağının belirtilmesinin gerektiği ve yine 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesine göre "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" düzenlemesi karşısında kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde yokluğunda verilen kararın, cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 35. maddesine aykırı olarak usulsüz olarak tebliğ edildiği ve aynı Kanun'un 263. maddesi gereği cezaevinde bulunan sanığa bulunduğu cezaevi müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle de kanun yoluna başvurma hakkını kullanabileceği hususundaki bildirimlerin yapılmadığı anlaşıldığından sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlemin 01.07.2002 tarihinde verilen mahkûmiyet kararları olduğu, bu tarihten itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.