Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9965 E. 2023/10748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9965
- Karar No
- 2023/10748
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/377 E., 2023/84 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul (Kapatılan) 4. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/32 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 6.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların aynı Kanunun 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/17339 Esas, 2022/14232 Karar sayılı ilâmıyla; "02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7.maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Kabule göre de; 1-5237 sayılı TCK'da cezaların içtimaına yer verilmediği halde, sanığa verilen hapis cezasından çevrili adlî para cezası ile gün adli para cezasının toplanmasına karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilirken infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/377 Esas, 2023/84 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların aynı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna, suça konu ürünlerin sanığın bilgisi dışında alındığına, sanığın sorumluluğunun bulunmadığına, suç tarihinde sanığın 4 ayrı mağazası bulunduğuna ve mal alımı konusunda genel koordinatör ve mağaza müdürlerinin sorumlu olduğuna, suça konu ürünlerden haberinin olmadığına, bu malların mağaza müdürü tarafından konsinye satış yöntemi ile alınmış ve satışa çıkartılmış olunduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan vekili 08.07.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Vecap isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. 2.İstanbul (Kapatılan) 34. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarihli ve 2014/261 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 11.07.2014 tarihinde yapılan aramada; raflardan toplam 22 adet kot pantolon bulunarak el konulmuştur. 3.Dosyada mevcut 24.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmadığı, sahte olarak üretildiği, aldatıcı özelliklere sahip olduğu, katılan adına tescilli markanın iktibas yolu ile taklit edildiğine dair görüş bildirilmiştir. 4.Sanık savunmalarında; iş yerinin kendisine ait olduğunu, dört ayrı mağazasının mevcut olduğunu, mal alımı konusunda genel koordinatör ile mağaza müdürlerinin sorumlu olduğunu, suça konu mallardan haberinin olmadığını beyan etmiştir. 5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında kurulan her bir mahkûmiyet hükmü zamanaşımı süresini kestiğinden, gerek karar gerekse inceleme tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı, yine sanığın iş yerinin sahibi olması nedeni ile iş yerinin rafında açık bir şekilde satışa arzolunan ürünlerden haberinin olmadığına dair savunmasına itibar edilme olanağı da bulunmadığı gibi, yaptığı iş gereği iş yerinde ele geçen ve tescilli markaları taşıyan ürünlerin taklit ürün olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/377 Esas, 2023/84 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.