Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9251 E. 2024/5648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9251
- Karar No
- 2024/5648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2021/264 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin hatalı olduğuna, dosya kapsamı uyarınca sanık hakkında olumlu veriler bulunduğundan bahsedilemeyeceğine, Yargıtay'ın emsal teşkil eden uygulamaları uyarınca suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, kamu zararının karşılanması gerektiğine, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve iadesinde bulunan araçta yapılan aramada toplam 398 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık mahkemece bozma öncesinde tespit edilen savunmalarında, aracın çalıştığı şirkete ait olduğunu, suç tarihinde borcu olduğunu ve sigaraları borcunu kapatmak amacı ile satın aldığını, pişman olduğunu beyan etmiş, bozma sonrasında tespit edilen savunmalarında ise sigaraları içmek amacı ile Irak'tan satın aldığını, çalıştığı şirketin haberi olmadığını, olaydan sonra kendisini işten çıkardıklarını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin 16.09.2014 tarihli kararıyla, nakilde kullanılan ... plakalı aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmiş olup, anılan kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi' nin 09.12.2020 tarihli ve 2019/20459 Esas, 2020/18291 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilerek kesinleştiğinin anlaşılmasına karşın, bozma sonrasında, yeniden nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi hukuki değerden yoksun olarak kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Ele geçen 398 karton sigara yönünden dosya arasında bulunan ve Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan KEMT varakasında suça konu eşyanın CIF değerinin 3.980,00 TL, bilirkişi raporunda ise CIF değerinin 2.707,88 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, suça konu sigaralar yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilmeden belirlenen dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı ile gümrüklenmiş değerin ve bunlara göre yapılan ihtaratların hükme esas alınması sureti ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma şartlarının bulunmadığına karar verilmesi, Kabule göre ise; 1.5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmasına karşın, bu yöndeki savunmaları tespit edilmeden sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile anılan maddenin 5, 10 ve 22. fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi, 2.İmha edilip edilmediğine bakılmaksızın, suça konu sigaraların tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.