Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9159 E. 2024/8888 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9159
- Karar No
- 2024/8888
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/21 E., 2022/15 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düşme
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyizi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için Kanun yollarının açık olduğu belirlenerek suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü katılma talebinin kabulü ile temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekili ile Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talebi Yönünden 1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 03.11.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak anılan karar Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna (TAPDK) tebliğ edilmeden 01.12.2009 tarihinde kesinleştirilmiştir. Akabinde sanığın 21.08.2011 tarihinde denetim süresinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle dava dosyasının mahalline iade edildiği ve temyize konu hükmün kurulduğu, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın yurt içinde kaçak sigara nakletmekten ibaret eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Tarım ve Orman Bakanlığı (Kapatılan TAPDK yerine) olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 27.04.2010 tarihli karara yönelik Tarım ve Orman Bakanlığının itiraz hakkının bulunduğu anlaşılmakla; söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığı hâlde, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek hüküm tesisi kanuna aykırıdır.
2.Yukarıda açıklanan duruma istinaden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmadığı tespit edilmiştir.
3.Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın 15.06.2009 tarihli zamanaşımı süresini kesen son işlem olan savunmasından itibaren, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
II. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekili ile Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının sahibine iadesine, üzerindeki şerhin kaldırılmasına, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.