Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8770 E. 2023/7441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8770
- Karar No
- 2023/7441
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA İNCELENEN KARARIN İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay YOLUNA BAŞVURAN Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın, Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/367 Karar sayılı kararı ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 63 üncü maddesinin onucu fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki defa 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış, ihbarnamede yer verilen ''5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/2 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2018 tarihli ve 2018/27 esas, 2018/367 sayılı kararını kapsayan'' yönündeki anlatımın maddi hata olduğu kabul edilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34599 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34599 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “... Dosya kapsamına göre, 1- Kayden 02/08/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 20/01/2011 tarihinde, 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- 5809 sayılı Kanun'un 63/10. maddesinde yer alan "Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un ''Önödeme'' başlıklı 75. maddesinde yer alan, (1)Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili; a)Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, b)Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk lirası üzerinden bulunacak miktarı, c)Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını, Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.'' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, 5809 sayılı Kanun'un 63/10. maddesinde tanımlanan suçun önödeme kapsamında kaldığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75/1-a maddesi uyarınca yalnızca adlî para cezası öngörülen suçlarda cezanın alt sınırının soruşturma giderleriyle birlikte ödenmesinin yeterli olacağı, somut olayda iki ayrı telefon hattından dolayı 5809 sayılı Kanun'un 63/10-2. cümlesinde düzenlenen cezanın alt sınırı olan 50 gün için 20,00 Türk lirası üzerinden 1.000,00'er Türk lirasından toplam 2.000,00 Türk lirası ile soruşturma gideri olan 10,00 Türk lirası ile birlikte toplam 2.010,00 Türk lirası üzerinden önödeme teklifi yapılması gerektiği gözetilmeden, 4.010,00 Türk lirası üzerinden önödeme teklifi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2.Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/367 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.