Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/6664 E. 2024/11308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6664
- Karar No
- 2024/11308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/577 D. İş SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/577 D.İş sayılı kararı ile; şüpheli hakkında izin tecavüzü suçundan cezalandırılması istemiyle düzenlenen iddianameye ilişkin, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/151 sayılı iddianamenin iadesi kararına karşı, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazının kesin olarak reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.01.2023 tarihli ve 94660652-105-46-13574-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve 2023/11746 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve 2023/11746 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığına bağlı 2'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı emrinde piyade er olarak askerlik hizmetini yapan şüphelinin, kendisine verilen izin süresi sona erdiği halde birliğine katılış yapmadığının iddia edildiği olayda, 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı tarafından verilen 31/01/2020 tarihli ve 2020/26 sayılı soruşturma iznine istinaden başlatılan soruşturma kapsamında, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18/02/2022 tarihli iddianame ile şüpheli hakkında kamu davası açılmasını müteakip, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2022 tarihli kararı ile 30/06/2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/06/2021 tarihli 7329 sayılı Kanun'un 5. Maddesine eklenen ek 15. maddesi uyarınca asker kişilerin işlediği askeri suçlara ilişkin soruşturma izninin asgari tugay komutanı veya eşidi askeri kurum amiri olmak üzere, asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askeri kurum amiri, bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilmesi gerektiği, 2'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda görevli şüpheli hakkında 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı tarafından soruşturma izni verildiği, bu itibarla usule uygun soruşturma izni alınmaması nedeniyle kovuşturma şartının yerine getirilmediğinden bahisle anılan iddianamenin iadesine karar verilmesini takiben, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma izni kararı alınmaksızın 08/03/2022 tarihli iddianame ile şüpheli hakkında yeniden kamu davası açıldığı, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2022 tarihli kararı ile anılan iddianamenin önceki iade kararındaki iade sebebinin yerine getirilmemesi nedeniyle aynı gerekçeyle ikinci defa iadesine karar verilmesi sonrası anılan iade kararına yönelik itirazda bulunulması üzerine, mercii Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından itirazın reddine karar verilmiş ise de, Mülga 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Hakkında Kanun'un "Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı ve askeri kurum amiri" kenar başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; "Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri bir suçun işlendiğini öğrendiklerinde refakatlerindeki askeri savcıya soruşturma açtırır ve yapılmakta olan soruşturma hakkında askeri savcıdan her zaman bilgi isteyebilirler." şeklindeki ve, Anılan Kanun'un "Genel görev" kenar başlıklı 9. maddesinde yer alan, "Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine (…) yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler." şeklindeki ve "Bir suç işlendiğinin ögrenilmesi ve ilk tedbirler" kenar başlıklı 95. maddesinde yer alan, "(1) Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askerî yargıya tâbi suç ihbar ve şikâyetleri şüphelinin amiri olan makama gönderilir. (2)Askerî birlik komutanı veya askerî kurum amiri maiyetinden birinin kendisine ihbar veya şikâyet olunan veyahut diğer suretle öğrendiği, askerî mahkemelerin görev alanına giren suçları hakkında şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu suçun delillerini gösterir bir vak’a raporu düzenler ve adlî yönden bağlı bulunduğu askerî mahkemenin teşkilâtında kurulduğu kıt’a komutanı veya askerî kurum amirine gönderir. (3)Teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri, suç evrakını inceledikten sonra askerî savcıya gönderir ve şüphelinin tutuklanmasını isterse bu husustaki istemini de bildirir. (4)Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde askerî savcılar derhal soruşturmaya başlarlar. Zorunluluk halinde bu soruşturma bir disiplin subayı tarafından da yapılabilir. Bu hallerde durum derhal yetkili askerî mahkemenin teşkilâtında kurulduğu komutan veya askerî kurum amirine bildirilir. (5)Cumhuriyet savcıları, zabıta makam ve memurları ve askerî amirler askerî savcının işe el koymasına kadar eylemin sübut vasıtalarının ve delillerinin kaybolmasını önleyecek, gecikmesinde sakınca umulan tedbirleri alırlar." şeklindeki, 7329 sayılı Kanun ile eklenen 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun "Soruşturma izni ve izin vermeye yetkili merciler" kenar başlıklı Ek 15. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, "Asker kişilerin işledikleri askerî suçların soruşturulması izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür." şeklindeki hükümlerin yer aldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/01/2012 tarih, 2011/3-222 Esas, 2012/5 sayılı ilamında ise, "...Yargılama yasalarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi açıkça düzenlenmiş olmadıkça “hemen (derhal) uygulama” ilkesidir. Bu ilke uyarınca usul işlemleri, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan yargılama yasası hükümlerine tabi olacaktır. O halde, ceza yargılaması sırasında, yasada değişiklik olduğunda veya dayanılan bir usul kuralına ilişkin yasanın Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi halinde, yeni yasa ya da iptal sonucu ortaya çıkan usul prosedürü hemen uygulanmalıdır. Ancak 5320 sayılı Yasanın 4. maddesinin 2. fıkrasında da ifade edilen bu durum, önceki yasanın yürürlükte bulunduğu dönemde, o yasaya uygun biçimde yapılmış işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi yenilenmesini de gerektirmez. Bu ilkenin sonucu olarak; a- Usul işlemleri kural olarak yürürlükteki yasaya göre yapılacaktır. b-Yürürlükteki yasaya göre yapılmış işlemler, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle geçerliliğini yitirmeyecektir. c- Yeni yasanın ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğünden sonra yapılması gereken usul işlemleri ise yeni yasaya ya da iptal kararıyla ortaya çıkan usule tabi olacaktır. d-Yeni yasanın uygulanmasında, sanığın leh veya aleyhinde sonuç doğurmasına bakılmayacaktır." şeklinde yer alan açıklamalar da nazara alındığında, Mülga 353 sayılı Kanun'un 8, 9 ve 95. maddeleri uyarınca, ağır ceza mahkemesinin görevine giren haller ve gecikmesinde sakınca umulan haller dışında, asker kişiler hakkında, askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri iddia olunan suçlar bakımından soruşturma yapılabilmesinin, nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine tabi kılınmış durumda olduğu, uygulamada bu işlemin "soruşturma emri" olarak nitelendirildiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında değişiklik öngören ve 16/04/2017 tarihinde halkoyuna sunularak kabul edilen 6771 sayılı Kanun'un 27/04/2017 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanması ile birlikte yüksek askeri yargı organlarının ve askeri mahkemelerin kapatıldığı, bu değişikliğin zorunlu sonucu olarak 353 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırılmasının gerektiği, bu kapsamda, 30/06/2021 tarih ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 sayılı Kanun'la, 353 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve bu Kanun'da yer alan bazı usul hükümleri ile askeri suçlara ilişkin soruşturmalara izin verecek makamları düzenleyen hükümlerin, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklendiği, Öte yandan, ceza muhakemesinde ilgilinin lehine ya da aleyhine olduğuna bakılmaksızın zaman bakımından derhal uygulanma ilkesinin geçerli olduğu, anılan Ceza Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere, usul işlemlerinin kural olarak yürürlükteki Kanuna göre yapıldığı ve yürürlükteki Kanuna göre yapılmış işlemlerin, sonradan yürürlüğe giren Kanun nedeniyle geçerliliğini yitirmeyeceği gibi soruşturma izni müessesesinin de ceza muhakemesi kurumu olduğu nazara alındığında, ceza muhakemesi şartı olan soruşturma izni bakımından derhal uygulama ilkesinin geçerli olacağı, bu itibarla 353 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde anılan Kanun'a dayanılarak verilen soruşturma emirlerinin geçerliliklerini sürdürmekte olduğu ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesinin yürürlük tarihi olan 30/06/2021 tarihinden itibaren gerçekleştirilecek soruşturma izni işlemlerinde uygulanacağı cihetle, Somut olayda, müsnet suçtan şüpheli hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı tarafından 353 sayılı Kanun uyarınca verilen 31/01/2020 tarihli ve 2020/26 sayılı soruşturma izninin, 1632 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesinin yürürlük tarihi olan 30/06/2021 tarihinden önce düzenlenmiş olması karşısında, geçerliliğini sürdürmekte olduğu ve Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma izni alınmasında zorunluluk bulunmadığı gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/577 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.