Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5927 E. 2023/8204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5927
Karar No
2023/8204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/429 E., 2022/239 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan banka vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Suç tarihlerinde katılan bankanın Cumhuriyet ve Bulvar şubelerinde şube müdürü olarak görev yapan sanığın, bazı müşteri hesaplarından bilgileri dışında imzasız veya sahte imzalı dekontlarla para çektiği, bazı müşterilere hesaplarını birleştireceği veya başka şubeye aktaracağı bahanesiyle kandırarak boş dekontlara aldığı imzaları kullanmak suretiyle tediye işlemleri yaptığı, sanığın eylemini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi nedeniyle kül halinde 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun (4389 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen zincirleme suretle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu, son işlem tarihinin 19.09.2000 olduğu, bu eylemin 4389 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki cezanın türü ve üst sınırına göre suç tarihinde yürürlükte ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 104 ncü maddesinin üçüncü fıkralarındaki hükümlere göre asli zamanaşımının 15 yıl, olağanüstü zamanaşımının ise 22 yıl 6 ... olduğu, temyiz inceleme tarihinde olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan banka vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 12.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/5927, K. 2023/8204, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-5927-e-2023-8204-k-7dcfaf419f78