Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5558 E. 2025/11873 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5558
- Karar No
- 2025/11873
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/642 E., 2022/471 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin vekâlet ücretine hasredildiği anlaşılarak yapılan incelemede;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5833 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A-1. maddesinde, “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme mevcut iken; 10.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) marka hakkına tecavüze ilişkin cezaî hükümler başlıklı 30/1. maddesinde “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Buna göre 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1. maddesinde yalnızca mal veya hizmet üretmek, satışa arz etmek veya satmak seçimlik hareketleri yaptırım altına alınmışken; 6769 sayılı Kanun'un 30. maddesinde mal üretmek veya hizmet sunmak, satışa arz etmek veya satmak, ithal ya da ihraç etmek, ticari amaçla satın almak, bulundurmak, nakletmek veya depolamak eylemleri seçimlik hareketlere eklenerek marka hakkına tecavüz suçlarının kapsamı genişletilmiştir. Bununla birlikte 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1. maddesinde düzenlenen ceza süresi yönünden, 6769 sayılı Kanun'da sanıklar lehine değişiklik yapılmamış, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin uygulanma imkânı olmamış ve bu nedenle marka hakkına tecavüz suçları yönünden suç tarihinde hangi yasal düzenleme yürürlükte ise sanıklar hakkında o yasal düzenlemenin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; 21.02.2012 tarihinde Türkiye'den çıkış yapmak üzere gümrük sahasına gelen otobüste, katılan firmalar adına tescilli markaları taşıyan taklit eşyaların ele geçirildiği, katılan firmaların sanık hakkında yasal şikâyet süresi içerisinde şikâyetçi olmaları üzerine sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1. maddesinde yer alan seçimlik hareketlerin kapsamına girmediği anlaşılmış olup; 5237 sayılı Kanun'un 2. maddesinde; “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. (2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. (3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” şeklinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince sanığa atılı eylemin kanunda öngörülen suç tarifine uymadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.