Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5360 E. 2025/11561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5360
- Karar No
- 2025/11561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/534 E., 2022/1022 K. SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran sanık hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteği yönünden; atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hakkı bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereği davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Katılan BTİK vekilinin beraat hükmüne yönelik temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve
yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden; Atılı suçun niteliğine göre, sanığın eyleminin 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin 5809 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen en son işlemin 17.09.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak ve klonlanmış cep telefonlarının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.