Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4302 E. 2025/10312 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4302
Karar No
2025/10312
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/17 E., 2022/449 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasına yer olmadığı, düşme, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî ret, kısmî onama

I- Şikâyetçiler Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından; Şikâyetçiler bakımından hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmekle birlikte, aynı hükmün B bendinde şikâyet yokluğundan düşme kararı da verilmiş olduğu anlaşılmakla, hükmün kül halinde düşme hükmü olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Marka hakkı sahibi şikâyetçilerin sanık hakkında hukuken geçerli şikâyetlerinin, dolayısıyla; davaya katılma ve sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçiler vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Sanık Müdafin Temyiz İstemi bakımından; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Tebliğnamenin II numaralı başlığında, düşme kararına yönelik sanık müdafi tarafından da temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek bu yönde onama görüşüne yer verilmiş ise de, 07.11.2022 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde sadece A bendindeki mahkûmiyet hükmü bakımından temyiz istemine yer verildiği anlaşılarak mahkûmiyet kararı ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

1-02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/7. maddesinin; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,

2- Sanık hakkında verilip 05.03.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın infazı kabil kesinleşmiş mahkûmiyet kararı niteliğinde olmadığı dikkate alınarak, suça konu ürünlerin müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/4302, K. 2025/10312, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-4302-e-2025-10312-k-a8fd927fee5d