Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3900 E. 2025/3045 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3900
Karar No
2025/3045
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2022/441 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikâyetçi ... vekilinin temyizi yönünden; sanıkların sınır hattından giriş yaptıkları sırada suça konu kaçak eşyanın ele geçirildiği olayda; suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kanun iadesi sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Her ne kadar Tebliğname'de, sanıklara 7242 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve soruşturma aşamasında sanıklar ... ve ...'a etkin pişmanlık hükmünden yararlanması hususunda usulüne uygun ihtar yapılmadığı anlaşılmakla, sanıklara suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağına yönelik açıkça bildirimde bulunulması gerekirken, yöntemine uygun olarak yapılmayan ve sanıkların doğru bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında, kovuşturma aşamasında sanıklara suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağının bildirildiği anlaşılmakla birlikte, sanıklara kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumlarının olmadığını beyan ettikleri, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeyecek maddi durumunun bulunmadığını beyan eden sanıklar ... ve ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'deki (1) nolu bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. I.Şikâyetçi ... vekilinin temyizi yönünden; Sanıkların sınır hattından giriş yaptıkları sırada suça konu kaçak eşyanın ele geçirildiği olayda; suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, ... vekilinin temyiz inceleme isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 . maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.Sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.Sanıklar hakkında hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 62 nci maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altınca fıkrasına muhalefet edilmesi, 2.Dava konusu küçükbaş hayvanlar ile kaçak sigaraların tamamı hakkında tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, dava konusu eşyalar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükmün fıkrasında 4. paragraflardaki "...62. maddesi..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere "...62/1 maddesi..." ibaresinin eklenmesi; hüküm fıkrasında suça konu eşyaya ilişkin (D-3) nolu bölüm çıkartılarak yerine “Dava konusu küçükbaş hayvanlar ile kaçak sigaraların tamamı hakkında tasfiye kararı verildiği anlaşılmakla, eşyanın satış suretiyle tasfiye edilmiş olması halinde satış bedelinin Hazine’ye irat kaydına, tasfiye edilmemiş olması halinde ise dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine,” ibaresinin eklenmesi, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3900, K. 2025/3045, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-3900-e-2025-3045-k-a2ab3b9373f8