Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/2812 E. 2024/6145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2812
Karar No
2024/6145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2019/178 E., 2021/272 K. SUÇ :6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER :Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama Temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanık ...'nun yanıltıldığı cihetle temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının bozulması gerektiği sebebi ile sınırlıdır. 2.Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri, vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği sebebi ile sınırlıdır. 3.Sanık ...'nun temyiz sebebi, eksik incelemeyle kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II.GEREKÇE Olay tarihinde 0,1 hektarlık orman alanında etkili olan yangının ... şirketine ait şantiye sahasında yer alan özel mülkiyete giren branşman hattında uygun sigorta patronlarının kullanılmaması nedeniyle, bu branşman hattında meydana gelen bozulmaların sigortanın atmasına neden olması ve bu arızanın da ana branşman direğine etki etmesiyle başladığının ve bu doğrultuda mülkiyeti ... şirketine ait branşman hattındaki arıza nedeniyle çıkan yangın ile ilgili olarak söz konusu firmanın elektrik nakil hattı arıza, bakım ve onarımını üstlenmiş olan çalışanının kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'nun olay tarihinde yangın bölgesindeki elektrik nakil hatlarının bakım, onarım ve arıza işlerinden sorumlu olan yüklenici ... firmasının sorumlu mühendisi olduğu tespit edilmiştir. Sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 110/3. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir. Sanıklar savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiştir. A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden ... A.Ş'nin taşeron firması olan ... şirketinde arıza, bakım koordinatörü olarak çalışan sanığa olayın meydana gelişinde atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı kanaatiyle beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden ... A.Ş'nin yetkilisi olan sanığa olayın meydana gelişinde atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı kanaatiyle beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık ... yararına, hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. C.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Tüm dosya kapsamına göre olay tarihinde yangın bölgesindeki elektrik nakil hatlarının bakım, onarım ve arıza işlerinden sorumlu olan yüklenici ... firmasının sorumlu mühendisi olan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06/04/2010 gün ve 2010/4-71 Esas- 2010/76 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere silinme koşulları oluşmuş mahkûmiyetler ile üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinde belirlenen sürelerin geçtiği önceki mahkumiyet hükümlerinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşularının değerlendirilmesi bakımından engel oluşturmayacağı gözetilerek, 6831 sayılı Kanun'un 110/3. maddesinde düzenlenen gerçek zararın hesabında yanan sahada hasar gören ağaç ve ağaçcıklarla, bitki örtüsüne göre oluşan zarar, ağaç ve ağaçcıkların hayatiyetini kaybedip etmediği, geride kalan emvalin değerlendirilme miktarı, yok olan canlı varlıktan ve toprağın verim gücündeki azalma gibi suç sebebiyle oluşan doğrudan zararların nazara alınması gerekip ağaçlandırma gideri ve yangın söndürme masraflarının dikkate alınmaması gerektiğine göre; öncelikle sanığa gerçek zarar miktarının usulüne uygun olarak bildirilmesi ve zararın ödenmesi hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 231/5. ve devamı fıkralarında yer alan subjektif şartlar değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirlenen sürelerin geçmesi nedeniyle tekerrüre esas oluşturmayan mahkûmiyeti esas alınarak, kasıtlı suçtan mahkûmiyeti gerekçe gösterilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına ''Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4.080 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanık ... Uzunoğullarına verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/2812, K. 2024/6145, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-2812-e-2024-6145-k-ba616d9c7198