Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/20326 E. 2025/3109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20326
Karar No
2025/3109
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/5930 D.İş KABAHATLİ : B... Tekstil Turizm Kargo ve İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.687.871,75 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.10.2022 tarihli ve 2022/2731 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/5930 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/122600 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/122600 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, kabahatli şirketin 215 adet ihracata ilişkin ihracat bedellerini tahsil süresi sonuna kadar getirmediği gerekçesiyle, 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2.687.871,75 Türk lirası idari para cezası uygulanmasını müteakip, idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine karar verilmesi üzerine merci Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğince itirazın reddine karar verilmiş ise de; 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz.", Aynı Kanun'un 3/1. maddesinde, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.", şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca yurda getirilmeyen kıymetler nedeniyle uygulanan idari para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar söz konusu kıymetlerin yurda getirilmesi halinde aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği, Dosya kapsamına göre, Gelir İdaresi Başkanlığının 16/06/2022 tarihli yazısı ile oluşturulan tabloda yer alan 20/09/2018 tarihli ve 24238, 24/09/2018 tarihli ve 24763, 12/09/2018 tarihli ve 23172, 11/09/2018 tarihli ve 22999, 28/06/2019 tarihli ve 20659, 24/09/2018 tarihli ve 24788, 10/06/2019 tarihli ve 17836, 22/06/2019 tarihli ve 19803, 01/07/2019 tarihli ve 20980, 27/05/2019 tarihli ve 16413, 11/06/2019 tarihli ve 17931, 26/06/2019 tarihli ve 20310, 29/06/2019 tarihli ve 20813, 29/06/2019 tarihli ve 20796, 27/06/2019 tarihli ve 20443, 24/06/2019 tarihli ve 20014, 24/06/2019 tarihli ve 20017, 30/05/2019 tarihli ve 17036, 23/03/2019 tarihli ve 21691, 29/03/2019 tarihli ve 23282, 03/07/2019 tarihli ve 21246, 01/07/2019 tarihli ve 20971, 27/06/2019 tarihli ve 20503 ile 07/03/2019 tarihli ve 16863 sayılı gümrük beyannamesine konu ihracat bedellerinin tamamının kabahatli şirket tarafından idari yaptırım kararı kesinleşmeden yurda getirilmiş olduğunun kabahatli şirket vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesinde yer alan ihracat bedeli kabul belgeleri ile belirlendiği, bu kapsamda kabahatli şirket eylemi hakkında 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanması gerekirken, yurda getirilmesi gereken ihracat bedellerinin toplamının yüzde iki buçuğu üzerinden hesaplama yapılarak fazla ceza tayin edildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesindeki düzenlemenin "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olduğu, kabahatli tarafından, Irak ülkesinin ihracat bedelinin efektif olarak getirilebileceği ülkeler arasında yer aldığı, kendilerinin de idari para cezasına esas olan ihracat bedellerini efektif olarak süresinde yurda getirerek ihracat hesaplarını kapattıklarını ileri sürerek çok sayıda ihracat bedeli kabul belgesi ile döviz alım belgesi sureti sunduğu, bir kısım belgeler üzerinde paraların yurda getiriliş tarihleri yer alırken bir kısmında bu tarihlerin gösterilmediği, bu itibarla, Hâkimlikçe öncelikle ilgili bankalar nezdinde kabahatli tarafından sunulan belgelerin sıhhati araştırılıp, paraların yurda getiriliş tarihleri belirlenip, bunlara ilişkin ihracat hesaplarının kapatılması için bankalara süresinde bilgi belgelerin sunulup sunulmadığının tespitinden sonra uzman bir bilirkişiye dosya tevdi edilerek idari para cezasına konu 215 ihracat işlemi yönünden ihracat bedellerinin süresinde ve tamamının getirilip getirilmediği, getirilenler yönünden noksanlıkların terkin sınırında kalıp kalmadığı hususunda rapor alınarak, 1567 sayılı Kanun'un 3/3. veya 3/1. maddelerinde düzenlenen kabahatlerin oluşup oluşmadığı noktasında kabahatli şirketin hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20326, K. 2025/3109, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-20326-e-2025-3109-k-78a347c91a6f