Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19982 E. 2024/3158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19982
- Karar No
- 2024/3158
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/202 E., 2022/384 K. SUÇ : 1163 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Önödeme nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Dosya kapsamında göre, suçtan zarar gören Ticaret Bakanlığının yokluğunda verilen Gülnar Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2014 tarihli ve 2014/137 Esas, 2014/103 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının suçtan zarar görene tebliğ edilmediği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin başlamadığı, bu nedenle denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi kanuna aykırı ise de; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair usulüne uygun kesinleşmeyip denetim süresi başlamadığından zamanaşımının da durmayacağı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 28.03.2011 tarihinden karar tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, zamanaşımının dolması nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.