Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19899 E. 2024/11134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19899
Karar No
2024/11134
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/158 E., 2020/267 K. SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2020/158 E., 2020/267 K. sayılı kararıyla sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.10.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108608 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108608 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, katılan ....adına kayıtlı, 0005946406 ve 0000601527 numaralı abonelik sözleşmesinin katılanın bilgisi ve rızası dışında sanığın yetkili olduğu ve işlettiği "... Telekomükasyon" isimli işyerinde tanzim edildiğinden bahisle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında, suça konu abonelik sözleşmesini düzenleyen ... Telekomünikasyon Pazarlama ve Dağıtım Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu ancak, hattın kim tarafından nasıl çıkartıldığını bilmediğini beyan etmesi, sanık müdafiinin kanun yararına bozma dilekçesine ek olarak sanığın şirket yetkilisi olmadığına ilişkin İstanbul Ticaret Odasına ait firma detay bilgilerini içerir yazıyı dosyaya sunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5809 sayılı Kanun'un "cezai hükümler" başlıklı 63/10. maddesinde suçun maddi unsurunun "...fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar..." şeklinde belirlendiği, maddede yazılı "...bu işi..." ifadesinin, suçun unsurlarını oluşturan seçimlik hareketleri nitelediği, atıfta bulunulan 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesinde yazılı seçimlik hareketlerin, kişinin bilgisi ve rızası dışında, abonelik tesisi, abonelik işlemi yapılması, elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılması ve yaptırılması, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenmesi, evrakta değişiklik yapılması ve bunların kullanılması" olduğunun anlaşıldığı, bu düzenlemeler ışığında suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, söz konusu evrakta değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden herhangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğunun kabul edilebileceği, öte yandan, yine Dairemizin istikrarlı uygulamasına göre suçun failinin işlemin yapıldığı işyerinin yetkilisi olduğu, dosyanın tetkikinde soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli tahkikatın yapıldığı, işlemin tesis edildiği operatör tarafından işlemin yapıldığı bayi ile yetkilisinin sanık olduğunun bildirildiği, cihetle Mahkemece sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19899, K. 2024/11134, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19899-e-2024-11134-k-8506ff5d668c