Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19176 E. 2024/5351 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19176
- Karar No
- 2024/5351
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/27 E., 2023/239 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan banka vekillerinin temyiz istemi, hapis cezasında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine, cezadan yapılan tüm indirimlerin ve banka zararının giderildiğinden bahisle cezada 1/3 indirim yapılmasının açık bir hukuka aykırılık olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiilerinin temyiz istemi, yargılamanın teyit edilmemiş fotokopi belgeler üzerinden yürütüldüğüne, banka görevlisi ... hakkında yürütülen soruşturmanın akıbetinin araştırılmadığına, sanık adına gelen paraların fiktif olmayıp doğrudan sanığın yatırdığı paralar olduğuna, mahkemece etkin pişmanlık konusunun hatalı değerlendirildiğine, soruşturmadan önce zararın giderildiğinin kabulünün gerektiğine, sanığın azmettiren yerine yardım eden sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE Olay tarihlerinde katılan bankanın KKTC Lefkoşa şubesinde ana kasa sorumlusu olarak görev yapan ...’in gerek Lefkoşa şubesindeki şahsi ve gerekse ... ve ...’la müşterek hesaplarına nakit karşılığı olmaksızın fiktif para yatırma işlemleri yaparak veya doğrudan şube kasasına nakit karşılığı olmaksızın tahsilat işlemleri yaparak zimmetine geçirdiği paranın 156.353,00 TL’lik kısmını, bankanın Lefkoşa şubesinden ... ... şubesine 29.09.2006 - 10.08.2007 tarihleri arasında toplam 17 adet havale işlemiyle gönderilmesi ve söz konusu paraların sanık ... ve temyiz dışı sanık ... tarafından ... İzmir/... şubesinden çekilmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, zimmet suçlamasını kabul etmediğini, 1999 yılında Kıbrıs'ta ailesiyle tekstil üzerine bir şirket kurduklarını, 2004 yılında inşaat firmasına dönüştürdüklerini, kendisinin satış ve pazarlama üzerine çalıştığını, Türkiye'ye peyder pey paralar gönderdiklerini, bu paraların Lefkoşa ... şubesinde çalışan ... üzerinden gönderildiğini, önceleri çalışma izni olmadığı için ... adına hesap açtıklarını, çalışma izni aldıktan sonra kendi adlarına hesap açarak buradan Türkiye'ye para göndermeye de başladıklarını, bu paraların ...'in zimmetine geçirdiği paralarla yahut usülsüz para tranferiyle ilgisi olmadığını, bankanın havale ücretleri yüksek olduğundan ...'in hesap numarası üzerinden gönderildiğini beyan etmiştir. Banka şikâyet dilekçesi, 12.09.2007 tarihli 07/04 sayılı banka soruşturma raporu, 24.12.2012 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde bulunmaktadır. Sanığın dosyada bulunan 07.12.2021 tarihli dekont ile sorumlu olduğu banka zararı olan 156.353,00 TL'yi ödediği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, banka ana kasa görevlisi ...'in ...'la müşterek veya ... şahsi hesaplarına yapmış olduğu para yatırma işlemlerinin kaynağının, hesaplarda hayali olarak bir alacak kaydı tesis edilmesi ve/veya şube kasasına nakden karşılığı yatırılmış gibi gösterilerek buna ilişkin fişler tanzim edilmesi sonucu fiktif işlemlerle sağlandığı, nakit karşılığı olmaksızın yapılan tahsilat işlemleri sonucu elde edilen menfaatin ... ve babası ... adına Türkiye'ye havale EFT işlemleriyle gönderildiği, ... ve ...'ın keşide ettiği çeklerin ödendiği, sanığın banka parasını korumak ve gözetmekle yükümlü olan ...’in eylemleri nedeniyle kendi lehine ve banka zararına menfaat temin etmesi nedeniyle, sanığın eylemlerdeki fonsiyonunun 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, katılan bankanın 09.12.2021 ve 11.02.2022 tarihli yazılarında sanığın 19.10.2007 tarihinde 10-390-903 nolu mevduat hesabında bulunan 28.188,85 TL ile 27.10.2007 ve 24.12.2007 tarihlerinde 10-391-538 nolu mevduat hesabında bulunan 20.000,00 Euro üzerine bloke konulduğu, sanığın blokede bulunan 20.000,00 Euro'nun kendisine ödenmesi için 2013 yılında açtığı davanın banka lehine 29.02.2016 yılında neticelenmesi üzerine, dava konusu tutarın TL'ye çevrilerek 27.932,13 TL olarak bankanın zararına karşılık tahsil edildiği anlaşılmış olup, soruşturma öncesinde etkin pişmanlıkta bulunduğundan bahsedilemeyeceği, ancak sanığın elde ettiği menfaat miktarı olan 156.353,00 TL banka zararını 07.12.2021 tarihinde ödemesi nedeniyle hüküm verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan banka vekilleri ve sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan banka vekilleri ve sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan banka vekilleri ve sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.