Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18288 E. 2024/7270 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18288
Karar No
2024/7270
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1951 E., 2022/465 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde kolluk görevlilerince mahkûmiyet hükümleri kesinleşen ... ve ...'nin pazarlık halinde olduğu, sanık ...'ın da elinde koli ve poşetler olduğunun görülmesi üzerine yanlarına gidildiğinde ...'nın elinde bulunan 1.600,00 TL'yi ...'ye uzatarak elinde koli ve poşetler olan ...'e, çantaları ...'ya vermesini söylediği esnada müdahale edildiği ve koli ve poşetler içerisinden 110 şişe değişik ebatlarda alkollü içki ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında, ele geçen içkilerden 60 şişe içkiyi çöpten bulduğunu ve satmak için ... ile irtibat kurduğunu, o esnada ...'nin yoldan geçtiğini, diğer içkiler ile alakasının bulunmadığını beyan ettiği halde Bölge Adliye Mahkemesince alınan savunmasında, kolileri ücret karşılığında taşıdığını, ele geçen içkilerle alakasının bulunmadığını söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür. Tutanak tanıkları ilk derece mahkemesince dinlenmiştir. 04.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu 110 şişe alkollü içkinin iç piyasadan temin edilen girdiler ile izinsiz, merdiven altı üretilen içkilerden olduğu ve yasal bandrollerinin olmadığı tespit edilmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın cezalandırılmasını gerektirecek yeterlikte ve nitelikte şüpheden uzak, inandırıcı, somut delil elde edilemediğinden ve suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanık ...'ın diğer sanıklar ile birlikte müsnet suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.09.2021 tarihli ilâmıyla 7242 sayılı Kanun gereği bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemek isteyip istemediği 31.12.2021 tarihli ödeme ihtarı ile 23.02.2022 tarihli celsede sorulduğu halde sanığın cezaevinde bulunması nedeniyle ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İzmir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve 2016/719 Esas, 2018/42 Karar sayılı hükmünün istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 13.03.2019 tarihli ve 2018/698 Esas - 2019/761 Karar sayılı kararının 2 numaralı hüküm fıkrası ile kaldırılmasına karar verildiği halde; Dairemizin 14.09.2021 tarihli ve 2019/3234 Esas, 2021/9819 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/1951 Esas, 2022/465 Karar sayılı kararıyla yeniden ilk derece mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve 2016/719 Esas, 2018/42 Karar sayılı hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18288, K. 2024/7270, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18288-e-2024-7270-k-1cd8208b2560