Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18276 E. 2023/11219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18276
- Karar No
- 2023/11219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2010/966 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 21.04.2010 ve 19.06.2010 tarihli eylemler yönünden beraat kararı verildiği, Dairemizin 26.05.2021 tarihli ilâmı ile 10.04.2010, 09.06.2010, 14.06.2010 ve 22.06.2010 tarihli eylemler yönünden kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulduğu, buna göre de Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2010/966 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 21.04.2010 ve 19.06.2010 tarihli eylemler yönünden kurulan beraat hükümlerinin temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilerek yapılan incelemede;
Temyiz incelemesine konu Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli kararında, 21.04.2010 ve 19.06.2010 suç tarihli eylemler yönünden kurulan hüküm hukuken geçersiz ve yok hükmünde kabul edilerek, 10.04.2010, 09.06.2010, 14.06.2010 ve 22.06.2010 suç tarihli eylemler yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara olmasına göre, sanıkların eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2010/966 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 21.04.2010 ve 19.06.2010 tarihli eylemler yönünden beraat kararı verildiği, Dairemizin 26.05.2021 tarihli ilâmı ile 10.04.2010, 09.06.2010, 14.06.2010 ve 22.06.2010 tarihli eylemler yönünden kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulduğu, buna göre de Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2010/966 Esas, 2014/296 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 21.04.2010 ve 19.06.2010 tarihli eylemler yönünden kurulan beraat hükümlerinin temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilerek;
Temyiz incelemesine konu Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli kararında, 21.04.2010 ve 19.06.2010 suç tarihli eylemler yönünden kurulan hüküm hukuken geçersiz ve yok hükmünde kabul edilerek, 10.04.2010, 09.06.2010, 14.06.2010 ve 22.06.2010 suç tarihli eylemler yönünden kurulan hükme yönelik temyiz istemleri yönünden inceleme yapılmıştır.
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara olmasına göre, sanıkların eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.14.06.2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 14.04.2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan mahkûmiyet hükmünün verildiği 25.03.2014 tarihi itibarıyla, hüküm tarihinde, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilerek, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
II. KARAR A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2022 tarihli ve 2021/825 Esas, 2022/1654 Karar sayılı kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.