Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15963 E. 2025/3071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15963
Karar No
2025/3071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/737 E., 2022/856 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, müsadere ve vekalet ücretine ilişkin kararların hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

2.Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın suç işleme kastı bulunmadığına ve beraati gerektiğine, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talebine ve resen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

II. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi uyarınca karar verildiği; bahse konu hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3. maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 52/2. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verildiği; anılan kararın katılan kurum vekili, sanık müdafi ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/27244 Esas, 2022/10343 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3. maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5/2. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 52/2. maddeleri uyarınca lehe kanun değişiklikleri de değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

Olayın oluş şekli, dosyada mevcut deliller, aşamalardaki sanık savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii ve katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 26.02.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15963, K. 2025/3071, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-15963-e-2025-3071-k-66ee8101b824