Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15868 E. 2025/12348 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15868
Karar No
2025/12348
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4455 E., 2021/2658 K. SUÇ : 1219 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/70 E., 2019/373 K. sayılı kararı ile sanığın 3359 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2019/4455 E., 2021/2658 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanığın eyleminin 1219 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğunun kabulüyle, netice olarak 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın kazanılmış hakkı korunarak cezasının hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın iş yerinde yalnızca hekimler tarafından yapılabilecek bir işlem yapılmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmadığına, işyerinde ele geçirilen ürünlerin kapalı ve kalıp halinde olduğuna, şırınga ile enjekte edilebilecek formda olmadığına, ancak bir operasyonla kullanılabilecek mahiyette olduğuna, nitekim bu malzemelerin kullanıldığına dair delil de olmadığına, tanıkların sanığın bu uygulamaları yapmayı reddettiğini belirttiklerine, tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2019/4455 E., 2021/2658 K. sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 1219 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 3 02... . maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde

ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 13.10.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15868, K. 2025/12348, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-15868-e-2025-12348-k-b91fb2da7ce3