Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15667 E. 2025/5895 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15667
Karar No
2025/5895
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/151 E., 2019/828 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/151 E., 2019/828 K. sayılı kararıyla sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/64707 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/64707 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre, müştekinin bilgisi dışında sahte GSM hattı aboneliği sözleşmesinin sanığın yetkili olduğu "Dante Telekomükasyon" isimli işyerinde tanzim edildiğinden bahisle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesince talimatla alınan 20/03/2019 tarihli savunmasında, suça konu sözleşmeyi düzenleyen Dante Telekomünikasyon Pazarlama ve Dağıtım Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı olduğunu, şirketin hat satma ve taşıma yetkisinin bulunmadığını beyan etmesi ile sanık müdafiinin kanun yararına bozma dilekçesine ek olarak sanığın şirket yetkilisi olmadığına ilişkin İstanbul Ticaret Odasına ait firma detay bilgilerini içerir yazıyı dosyaya sunması karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5809 sayılı Kanun'un "cezai hükümler" başlıklı 63/10. maddesinde suçun maddi unsurunun "...fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar..." şeklinde belirlendiği, maddede yazılı "...bu işi..." ifadesinin, suçun unsurlarını oluşturan seçimlik hareketleri nitelediği, atıfta bulunulan 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesinde yazılı seçimlik hareketlerin, kişinin bilgisi ve rızası dışında, abonelik tesisi, abonelik işlemi yapılması, elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılması ve yaptırılması, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenmesi, evrakta değişiklik yapılması ve bunların kullanılması" olduğunun anlaşıldığı, bu düzenlemeler ışığında suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, söz konusu evrakta değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden her hangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğunun kabul edilebileceği, öte yandan, yine Dairemizin istikrarlı uygulamasına göre suçun failinin işlemin yapıldığı işyerinin yetkilisi olduğu, dosyanın tetkikinde soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli tahkikatın yapıldığı, işlemin tesis edildiği operatör tarafından işlemin yapıldığı bayi ile yetkilisinin sanık olduğunun bildirildiği, cihetle Mahkemece sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15667, K. 2025/5895, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-15667-e-2025-5895-k-439b2830d691