Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15659 E. 2025/5657 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/15659
Karar No
2025/5657
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2022/39 K. SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet Silifke 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/293 E., 2022/39 K. sayılı kararıyla sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/66781 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/66781 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10. maddesinde yer alan “Bu Kanunun 56'ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” ve 56/4. maddesinde yer alan "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.'' şeklindeki düzenlemeler gereğince, müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak bilgi ve rızası dışında adına GSM abonelik sözleşmesi düzenlettiren sanığın eyleminin, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi yollamasıyla anılan Kanun'un 63/10-2. fıkrasında yaptırıma bağlandığı ve öngörülen ceza miktarının elli günden yüz güne kadar adli para cezası olduğu, bu maddeye göre üst sınırdan ceza tayin edilip anılan Kanun'un 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100,00 Türk Lirası üzerinden adli para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000,00 Türk Lirası adli para cezasını geçemeyeceği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek anılan Kanun'un 56/1. maddesi delaletiyle 63/10-1. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 31.10.2011 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 22.10.2020 tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği hususunda kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15659, K. 2025/5657, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-15659-e-2025-5657-k-cba7499331f6