Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14658 E. 2025/10473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14658
- Karar No
- 2025/10473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2526 E., 2021/5487 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2019 tarihli ve 2018/586 Esas, 2019/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 81/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2020/2526 Esas, 2021/5487 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraati ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; incelemeye konu kararın temyize tabi olduğuna, beraate dayanak yapılan ilgili doktor raporunun bulunmamasının, askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunda asıl unsur olmadığına, sahte raporun ele geçmesi hususunun, belgede sahtecilik açısından fiil ve fail çerçevesinde iddianameye konu edilmemiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 212. maddesi kapsamında ele alınabileceği ve bu durumun söz konusu raporun iğfal kabiliyetinin olup olmadığının tespiti bakımından önemi olabileceğine, sanığın cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesinin usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1632 sayılı Kanun'un 81. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için; failin askerlikten kısmen veya tamamen kurtulma kastının bulunması, bu kasıt içerisinde hileli fiiller gerçekleştirmesi, gerçekleştirilen fiillerin ikna ve iğfal kabiliyetini haiz olması yani aldatma yeteneğinin bulunması gerekir. Ayrıca, aldatma yeteneğinin bulunması da yeterli olmayıp, yapılan hilenin, sonuç doğurmaya elverişli olması gerekir. Diğer bir deyişle, yukarıda bahsedilen unsurlara uygun şekilde ve kusursuz olarak yapılan bir hile, sonuç doğurmaya elverişli değilse, suçun oluştuğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır. (Kapatılan) Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 30.11.1995 tarihli ve 1995/117 Esas, 1995/118 Karar sayılı ilamında da, yapılan hile ve hilenin yapıldığı belge kaba saba bir halde ise, bir başka deyişle, ilk bakışta yetkililerin görebileceği, fark edebileceği bir sahtekarlık şeklinde ise, sözü edilen suçun oluşmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Yine aynı suçun evrakta sahtekarlık suçuna göre daha özel bir düzenleme olması sebebiyle askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu sahte belge kullanmak suretiyle işlenmiş ise; sadece 1632 sayılı Kanun'un 81. maddesine göre ceza tayin edilmesi gerekecektir.
Somut olayda; sanığın hilesinin, yetkililerin basit bir araştırmasıyla kolaylıkla ortaya çıkarılabilir nitelikte olduğu görülmekle; kanuni unsurları itibarıyla askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu veya bir başka suçu oluşturmayacağından suç konusu belge aslının elde edilme imkanının bulunmaması karşısında neticesi itibariyle değişik gerekçeyle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin kararında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.