Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14203 E. 2025/9901 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14203
Karar No
2025/9901
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/115 E., 2022/372 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2017 tarihli beraat kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilen mahkûmiyet kararının katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2022/115 Esas, 2022/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan neticeten hapisten çevrili 1.000,00 TL ve doğrudan 20,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine, kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; eksik cezaya hükmolunmasının hukuka aykırı olması, yargılama aşamaları için ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği ve re'sen sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. İstinaf aşamasında ve ilk derece mahkemesinde kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine, hem ilk derece mahkemesi yargılaması bakımından hem de istinaf aşamasında duruşma açılarak yargılama yapıldığının anlaşılması karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hükmünün vekalet ücretine ilişkin bendinin başına,"Katılan ... İdaresinin ilk derece mahkemesinde kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.980,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık ile katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 3 02... . maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 09.09.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14203, K. 2025/9901, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-14203-e-2025-9901-k-267afd9f9064