Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14037 E. 2023/10532 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14037
- Karar No
- 2023/10532
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/141 E., 2015/295 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/141 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet (5607 sayılı Kanun) suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi, münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği gerekçesi ile sınırlıdır.
2. Sanık ...'ın temyiz istemi, diğer sanığın arkadaşı olduğu halde kendisini tanımadığını beyan ettiğine, arabayı diğer sanığın getirdiğine ve ... olması sebebiyle şoför koltuğuna geçtiğine, araçta sigara yüklü olduğunu bilmediğine, sanık ...'nın yalan beyanları yüzünden kendisi hakkında da mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olması sebebiyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ...'nın temyiz istemi, araca tesadüfen bindiğine, araçta yakalanan sigaralarla ilgisinin olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, araç sürücüsü olan diğer sanığın suçtan kurtulmak amacıyla sigaraların kendisinin olduğuna dair beyanda bulunduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, devriye sırasında durdurulan araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada arka koltuk ile bagaj arasındaki boşlukta 220 karton kaçak sigara ele geçtiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... aşamalarda araca tesadüfen bindiğini, kaçak sigaralarla ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
3. Sanık ... aşamalarda kaçak sigaraların diğer sanığa ait olduğunu, kendisinin araca kaçak sigara yüklendiğini bildiğini, para karşılığı bu sigaraları taşımayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
4. Malen sorumlunun sanıkları tanıdığını, aracını arkadaşı olan sanıklara emaneten verdiğini, kaçakçılıkta kullanılacağını bilmediğini, şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
5. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
6.Malen sorumlu ... adına kayıtlı nakil aracına ilişkin ruhsat sureti dosya arasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE Katılan vekilinin temyiz isteminin nakil aracının iadesi kararı ile sınırlı olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
A. Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Kaçak eşyanın, nakil aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılmakla iadesine karar verilmesinde, bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanıkların diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; 1.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrası yollaması ile 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
3. Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR A. Nakil Aracının İadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/141 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/141 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.