Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13866 E. 2024/6375 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13866
Karar No
2024/6375
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/375 E., 2023/89 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının iadesi nedeniyle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; teşdit uygulanarak ceza tayinine, mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığından mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 10.06.2013 tarihinde önleme araması kararına istinaden, sanığın sürücüsü olduğu, malen sorumlunun adına kayıtlı panelvan araçta yapılan arama sonucunda toplam 1.910 karton bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmalarında; nakil aracını şirketten kiraladığını, suça konu sigaraları satacağını, bozma sonrasında ise önceki savunmasını tekrar ederek kurum zararını ödemek için maddi durumunun uygun olmadığını beyan etmiştir. Bozma sonrasında etkin pişmanlık uygulaması için sanığa tebliğ edilen yazılı ihtarata rağmen dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından ödenmediği anlaşılmıştır. Malen sorumlu beyanında; adına kayıtlı bulunan nakil aracını kiralama şirketine kiraladığını, sanığı tanımadığını suça konu sigaraların taşınacağından haberi bulunmadığını beyan etmiştir. Bozma sonrasında dinlenen tanık T. A. istinabe yoluyla alınan beyanında; malen sorumlunun aile dostu olduğundan nakil aracının kiralanması konusunda yazılı sözleşme bulunmadığını, malen sorumlu ile sözlü olarak aracın kiralanması konusunda anlaştıklarını, sanığı tanımadığını ve aracı kiralık olarak teslim ettiğini beyan etmiştir. Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğunu ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa 7242 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması hususunda ihtar yapılmadığının anlaşılmakla, sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağına yönelik bildirimde bulunulması gerekirken, tebliğ edilen ihtaratta 1/2 ya da 1/3 oranında terditli indirim yapılacağı belirtilmek suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında, kovuşturma aşamasında sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağının bildirildiği anlaşılmakla birlikte, sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ya da kamu zararını ödemesi için süre verildiği, ancak daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödemeyen eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'deki (1) numaralı bozma görüşüne iştirak olunmamıştır B.Nakil Aracının İadesi Yönünden; Sanık savunması, malen sorumlunun ve tanığın beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakilde kullanılan vasıtanın kayıt malikinin üçüncü kişi durumunda bulunması karşısında, müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı gözetilerek, nakil aracının hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. C.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2.Sanığın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin 18 inci fıkrası kapsamında, dava konusu eşyanın değerinin fahiş olduğu da gözetilerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları kapsamında bulunduğu ve mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin 18 inci fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek) fıkraları olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Mahkemece lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek; sanığın eylemine ilişkin olarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uygulanmışsa da, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerin fahiş olması halinde, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanmasının sanık aleyhine sonuç doğuracağı ve suç tarihinde yürürlükte bulunmayan Kanun hükmü uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR A.Nakil Aracının İadesi Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2021/375 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, B.Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2021/375 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.06.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ile katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Yerel Mahkemenin 26.01.2023 tarih ve 2023/89 sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan aracın iadesine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan aracın iadesine ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir. Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli Özer Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker ..., Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesince bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesi kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan aracın iadesine ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 12.06.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13866, K. 2024/6375, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-13866-e-2024-6375-k-9f07c76d677b