Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13446 E. 2024/4030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13446
Karar No
2024/4030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2021/659 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma

A.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

B.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Şikâyetçi ... vekilinin temyiz sebepleri; vekalet ücretine ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'un temyiz sebepleri; hükme itiraz ettiğine, maddi durumu elvermediği için sigara sattığına ve ceza alacağını öngörmediğine, beraatine karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II.GEREKÇE A.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurumun Gümrük idaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, sanık hakkındaki hükmü temyize hak vermeyeceğinden, ... vekilinin temyiz inceleme isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde, metrobüs durağında sigara sattığı görülen sanığa ait tezgah üzerindeki toplam 142 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu, kanun iadesi sonrasında önceki savunmalarını tekrar ettiğini, dava konusu sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını, lehine olan hükümlerin uygulanmasını istediğini, beyan etmiştir. Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Olay tutanağına göre, suç tarihinde kaçak sigara sattığı görülen sanığa ait tezgahında ticari nitelikteki bandrolsüz ve kaçak sigaraların ele geçirilmiş olması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerekirken dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde alt sınırdan ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'un eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu dava dosyasında suç tarihinin 13.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin 17.02.2015 olduğu, Daha önce Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.02.2024 tarih ve 2020/6862 Esas, 2024/1725 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/508 Esas, 2020/1018 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 17.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.04.2015 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Sanığın 28.09.2021 tarihinde alınan beyanında lehine hükümlerin uygulanmasını talep ettiği gözetilmeden tayin edilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,

4.Sanığın kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan mahkûmiyetine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III.KARAR A.Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ...'un temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13446, K. 2024/4030, T. 17.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-13446-e-2024-4030-k-583cb1c909c2