Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/12625 E. 2023/8720 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12625
- Karar No
- 2023/8720
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/519 E., 2023/232 K. SUÇ : 7201 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/1216 Esas, 2016/858 Karar sayılı kararıyla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na (7201 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan davada; sanık ... ile haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kesinleşen sanıklar ... ve ...'un 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2022 tarihli ve 2021/18705 Esas, 2022/10802 Karar sayılı ilâmıyla, sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2022/519 Esas, 2023/232 Karar sayılı kararı ile sanık ...'un 7201 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasından çevrilen 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanıklar ... ve ... bakımından ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atfedilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.Amerika Birleşik Devletlerinde ikamet eden katılanın davalı olduğu ve ülkemizde devam eden boşanma davası kapsamında, katılan adına gönderilen tebligatların, katılanın bilgisi dışında sanığın iş yeri adresinde aynı çatı altında birlikte çalışan sıfatı ile teslim alındığı iddiası uyarınca, sanık ... ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ... ve ...'un, 7201 sayılı Kanun'a muhalefet ettikleri iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık ... aşamalarda tespit edilen savunmalarında, katılan ve eski eşini tanıdığını, katılan tarafından tebligatlarının kendisi tarafından alınmasının istendiğini, kendisini tanıdığı ve aile dostu oldukları için katılanı kıramadığını, katılan adına iş yerine gönderilen tebligatları aldığını, alır almaz katılanı, annesini ve babasını telefon ile arayıp bilgilendirdiğini, katılanın tarla alışverişi yaptığı dönemde, kendisine ait iş yerini kendi adresi gibi gösterdiğini, diğer iki sanığın yakın dostları olduğunu, iş yerine sık sık gelip gittiklerini, bu nedenle tebligatları kabul etmiş olabileceklerini beyan ettiği görülmüştür.
3.Sanık ... aşamalarda tespit edilen savunmalarında, katılanı, sanık ... vasıtası ile tanıdığını, katılanın 2014 yılı yaz aylarında sanık ...'in iş yerine gelerek, kendi adına gönderilecek bir takım mahkeme tebligatlarını almalarını istediğini, bu nedenle evrakları aldığını, aldığı gün gerek sanık ... vasıtası ile gerekse katılanın babasını arayarak bilgi verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4.Sanık ... aşamalarda tespit edilen savunmalarında, emekli olduğu için sanık ...'in iş yerinde vakit geçirdiğini, katılanın talebi ile tebligat evraklarını aldığını, aldığı tarihte de kendisi ve ailesine telefon ile bilgi verdiğini, katılanın, sanık ...'den yalan şahitlik yapmasını istediğini, sanık ... kabul etmeyince de aralarının açıldığını beyan ettiği görülmüştür.
5.Tanık ... beyanlarında, katılanın kaynı olduğunu, tebligat yapılan şahısların katılan ile ilgisi olmadığını, sanıklara tebligat yapılmasına dair katılanın kendisine bir şey söylemediğini beyan ettiği görülmüştür.
6.Katılan, aşamalarda tespit edilen beyanlarında, eşi ile sanık ...'in yakın arkadaşlık ilişkisi olduğunu, yine sanık ...'in emlakçı olduğunu ve bir yer alım-satımı nedeni ile tanıdığını, diğer sanıkları ise tanımadığını, kendinden habersiz olarak boşanma davasının görüldüğünü, sanıklara tebligatları almaları yönünde teklifte bulunmadığını, olay nedeni ile zararının bulunmadığını, sanıklardan şikâyetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
7.Tanık ... beyanlarında, katılanın kardeşi olduğunu, sanığın kiracıları olduğunu, dava ile ilgili olarak tebligat yapılacak olsa katılanın, kendi adreslerini vereceğini, katılan tarafından tebligatları sanıkların alacağı söylenmiş olsa mutlaka haberinin olacağını beyan ettiği görülmüştür.
8.Tanık Kazım Yavuz beyanlarında, sanığı yaklaşık 20 yıldır tanıdığını, arada iş yerine ziyarete gittiğini, iş yerinde olduğu bir dönemde içeriye gelen erkek şahıslar ile yüksek sesli tartışmaya şahit olduğunu, sanığın bir ara dışarıya çıktığını, kendisine, ev sahibinin oğlunun geldiğini, boşanma davasında kendisinden şahitlik yapmasını istediğini, yalan şahitlik yapmak istemesini kabul etmediği için kendisi ile tartıştıklarını söylediğini beyan ettiği görülmüştür.
9.Tanık ... beyanlarında, boşanma davasının tebligatlarının sanığın iş yerine yapıldığını öğrenmeleri üzerine dayısı olan katılan ile birlikte iş yerine gittiklerini, sanığın masası üzerinde bulunan tebligatları bizzat gördüklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
10.Sakarya 2. Aile Mahkemesinin 2014/724 Esas sayılı dosyası kapsamında davalı olduğu anlaşılan sanık adına yapılan 3 adet tebligat evrakı suretinin dosya içerisinde mevcut olduğu, anılan tebligat evraklarının sanık ile aynı çatı altında birlikte çalışan sıfatı ile teslim alındıkları görülmüştür.
11.Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü'nün 20.07.2015 tarihli cevabi yazısı uyarınca, katılanın 12.02.2014- 22.03.2014 tarihleri arasında Ülkemizde bulunduğu görülmüştür.
12.Dosya içerisinde yer alan tapu kaydı uyarınca, katılanın alıcı olduğu 19.03.2014 tarihli bir alım-satım işleminde, katılanın adresinin tebligat yapılan adres olarak gösterildiği görülmüştür.
13.Sakarya 2. Aile Mahkemesinin 2014/724 Esas sayılı dosyasına hitaben hazırlanan ve dosya içerisinde sureti bulunan 31.10.2014 tarihli dilekçede, katılan adına çıkartılan tebligatın iade edildiği belirtilerek, katılan adına yapılacak tebligatların gönderilmesi istenilen adresin bildirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıkların katılan ile aynı
Çatı altında çalışmadıkları, sanık savunmalarında belirtilen tarih aralığı ile katılanın Ülkemizde bulunduğu tarih aralığı örtüşmediği gibi Sakarya 2. Aile Mahkemesinin 2014/724 Esas sayılı dosyasına hitaben hazırlanan 31.10.2014 tarihli dilekçe içeriği uyarınca, katılana yapılacak tebligatların ilk andan beri sanığın adresine gönderilmediği, katılana gönderilen tebligatların iade edilmesinden sonra sanığın adresi bildirilerek bu adreste tebliğ işlemlerinin yapıldığı görülmekle, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; neticeten adlî para cezasına hükmolunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmolunamayacağı ile katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretinin tüm sanıklardan eşit olarak alınarak katılana verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/519 Esas, 2023/232 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunan paragrafın tamamen hükümden çıkartılması, yine katılan lehine vekâlet ücretine hükmolunan paragrafta yer alan "sanıktan alınarak'' ibaresi çıkartılarak yerine ''sanıklardan eşit olarak alınarak'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.