Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/12491 E. 2024/10114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12491
- Karar No
- 2024/10114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/681 E., 2023/306 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM :Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun sanığın beraatine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk birimlerince gerçekleştirilen devriye faaliyeti sırasında, sanığın sevk ve idaresindeki aracın şüphe üzerine durdurulduğu, önleme araması kararına istinaden yapılan kontrolde aracın kasa kısmının alt tarafında iki adet siyah poşet görüldüğü, savcılık makamından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile yapılan aramada, siyah poşetler içerisinde 16 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın mahkeme huzurunda alınan savunmalarında; suçlamayı kabul etmediğini, olay günü nakliye işinde kullanmak üzere annesine ait aracı emaneten aldığını, Muradiye'deki işi bitince dönüşte çarşı içinden içmek amacıyla sigaraları satın aldığını, ticari amacı olmadığını beyan ettiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında, savunmasına itibar edilmeyerek atılı suçtan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın istinaf başvurusunun süreden sonra istinaf yoluna başvurulması nedeniyle itiraz yolu açık olmak üzere reddine, katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusuna yönelik olarak ise verilen kararın kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek başvurunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın katılan kurum vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, sanığın mahkeme huzurunda alınan aşamalardaki savunması, ele geçen kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca ticari miktar ve mahiyette olmaması ve tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muradiye Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan idare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 20.11.2024