Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/9861 E. 2024/10230 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9861
- Karar No
- 2024/10230
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/657 E., 2021/50 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmiş olması sebebiyle katılanın yasa yolunda yanıltıldığı, bu itibarla temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi; sanık hakkında az cezaya hükmedilmesi, nakil aracının müsaderesi ve re'sen göz önüne alınacak aleyhe tüm yönlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 14.11.2014 günü kolluk görevlilerince durdurulan ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki, sanık ...'e ait ... Taşımacılık firmasına ait .... plakalı nakil aracında Kırıkhan Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada aracın deposundan 350 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirildiği, ... isimli şahsın yakıtın araç sahibi tarafından araca konulduğunu beyan etmesi üzerine sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...'in tüm aşamalarda;....isimli şirketin kendisine ait olduğunu, ...'ın ise şoförü olduğunu, kendisine ait araçların yurtdışına çıktıkları zaman buradan yakıt aldıklarını ve araçlar yurda döndükten sonra yakıtı diğer araçlarına aktardıklarını , bu yakıtın da Irak'tan alınan yakıt olduğunu, akaryakıtı yurtdışından aldığına dair belgesi olduğunu fakat üzerinden uzun zaman geçtiği için bulamayacağını beyan ettiği, gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı soruşturma aşamasında 18.08.2015 tarihinde Maliye Hâzinesi'ne ödediği belirlenmiştir. Tanık ...'ın beyanı dava dosyasında mevcuttur. Sanık savunması, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı akaryakıt ile yakalanan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 06.10.2015 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede; sanığa ilişkin Dairemizin 16.10.2024 tarihli ve 2022/13410 Esas, 2024/8977 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilen Hassa Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/412 Esas, 2021/856 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.04.2014, iddianame düzenleme tarihinin 10.12.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde derdest dosyanın birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.İddianamede suçta kullanılan 27 R 4738 plakalı nakil aracının müsaderesine ilişkin talep bulunmadığı halde, nakil aracının iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.