Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/9159 E. 2024/8575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9159
Karar No
2024/8575
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1 E., 2021/210 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; maddi durumu iyi olmadığından etkin pişmanlık için ihtar edilen miktarı ödeyemeyen suça sürüklenen çocuk hakkında adlî para cezasına hükmedilmesinin mağduriyet oluşturması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde, suça sürüklenen çocuğun tezgâhta kaçak sigara sattığı görülmekle suça sürüklenen çocuğa ait tezgâhtan 32 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmasında; atılı suçu kabul etmiştir. Dava konusu eşyanın değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk savunması ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Kısa süreli hapis cezasına mahkum olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğu bulunmakta ise de; seçenek yaptırımın suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre belirlenmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında adlî para cezası dışında seçenek yaptırımların mevcut olduğu ve etkin pişmanlık için ihtar edilen eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme gücü olmadığını beyan eden suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek başka bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı da yapılmadığı gözetilerek; eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren yasal ihtarat yapılmadan, yalnızca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi için ihtar yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Takdiri indirim uygulaması sırasında kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 4.Gerekçeli karar başlığında Tarım ve Orman Bakanlığının da katılan olarak gösterildiği cihetle; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi lehine dilekçe yazım ücretine hükmolunması yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde katılan kurum adı belirtilmeden dilekçe yazım ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/9159, K. 2024/8575, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-9159-e-2024-8575-k-a4f95fd687ad