Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/8445 E. 2025/7280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8445
Karar No
2025/7280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/259 E., 2019/617 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî bozma 21.02.2010-16.03.2010 tarihli izin tecavüzü suçuna yönelik; uyarlama kararına konu mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeksizin 07.06.2011 tarihinde kesinleştiği gözetilerek itiraz kanun yoluna, 13.07.2011-18.04.2012, 12.10.2012-27.02.2015 tarihli izin tecavüzü suçlarına yönelik; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra, 26.12.2019 tarihinde verilmiş olan hükümlerin ise istinaf kanun yoluna tabi olduğu, 18.06.2010-09.05.2011 tarihli izin tecavüzü suçuna yönelik; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1. Sanık hakkında 21.02.2010-16.03.2010 tarihli izin tecavüzü suçundan kurulan hüküm yönünden; Uyarlama kararına konu olan mahkûmiyet hükmünün; 5252 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra temyiz edilmeksizin 07.06.2011 tarihinde kesinleştiği gözetilerek, bu tarihten sonra yapılan uyarlama yargılaması sonunda verilen kararlara karşı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 101/3. maddesi gereğince itiraz yolu açık olduğundan, hükümlünün talebi hakkında bir karar verilmek üzerek kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanık hakkında 13.07.2011-18.04.2012 ve 12.10.2012-27.02.2015 tarihli izin tecavüzü suçlarından kurulan hükümler yönünden; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesinde yer alan "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme karşısında; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra, 26.12.2019 tarihinde verilmiş olan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, istinaf incelemesinin yapılması için dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dava dosyasının, (2) ve (3) numaralı kararlar yönünden Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 3. Sanık hakkında 18.06.2010-09.05.2011 tarihli izin tecavüzü suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 29.07.2011 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/8445, K. 2025/7280, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-8445-e-2025-7280-k-bce5bf7678c7