Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/8435 E. 2022/17549 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8435
- Karar No
- 2022/17549
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi + Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık ... yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... yönünden kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Suç tarihi itibarıyla sanıklara isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımına tabi bulunduğu, sanık ... bakımından açılan davada zamanaşımını en son kesen sebep mahkemece savunmasının alındığı 25.04.2013 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar, sanık ... bakımından ise suç tarihinden itibaren iddianame düzenlenme tarihi olan 14.10.2020 tarihine kadar 8 yıllık asli dava zamanaşımının dolduğu; ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediği cihetle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanıklar hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1.maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4.maddesi uyarınca MÜSADERESİNE ve suçta kullanılan nakil aracın hak sahibine İADESİNE, 29.11.2022 tarihinde I nolu karar yönüyle oy birliğiyle, II nolu karar yönüyle oy çokluğuyla karar verildi. KISMİ KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; birlikte suç işleyen sanıklar ... ve ...’un sorgusunun yapılmasından sonra aynı suça iştirak eden sanık ... hakkında daha sonraki bir tarihte düzenlenen iddianamenin sanıklar açısından zamanaşımını kesip kesmediği ve buna bağlı olarak inceleme süresi içerisinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir. 5237 sayılı TCK'nun 'Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi' başlıklı 67. maddesinin ikinci fıkrası; “Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde dava zamanaşımı kesilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Kanun maddesinin özenle seçilen ve dava zamanaşımının kesilme nedenleri sayılırken madde metninde yer alan “şüpheli veya sanıklardan birinin”, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa” ibarelerinden kanun koyucunun “dava zamanaşımının sirayeti” ilkesini benimsediği ve bu nedenle iştirak hâlinde işlenen suçlarda dava zamanaşımının sanık bazında değil“fiile bağlı”olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla, iştirak hâlinde işlenen bir suçun zamanaşımının kesilmesi, suçu işlediği iddia olunan kişiye ya da kişilere ilişkin olmayıp suç konusu fiile ilişkin olduğundan şeriklerden biri hakkında dava zamanaşımını kesen işlemler yapılmış ise haklarında madde metninde sayılan işlemler yapılmamış olan şerikler hakkında da dava zamanaşımı süresi kesilmiş olacaktır. Öğretide de benzer olarak; “5237 sayılı TCK sisteminde, dava zamanaşımı süresinin kesilmesinde nesnel ölçüt esas alınmıştır. Başka bir deyişle, kesme sebebinin varlığı hâlinde, dava zamanaşımının suçla ilgili olarak kesildiğini kabul etmek ve fakat bunu ilgili suç ortağına özgü kesilme olarak mütalaa etmemek gerekir.(Prof. Dr. Özgenç, İzzet, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 5. bası, Ankara 2010, s. 756-757)Suç iştirak hâlinde işlenmiş ise bir sanık hakkında dava zamanaşımını kesen nedenin tüm sanıkları etkileyeceği, böylece, şüpheli veya sanıklardan birinin, ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, hakkında tutuklama kararı verilmesi, onunla ilgili iddianamenin düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde, haklarında soruşturma yapılmış veya yapılmamış tüm suç ortakları ile ilgili dava zamanaşımının kesileceği (Kayıhan İçel, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 4. bası, İstanbul 2017, s. 790-792) iştirak hâlinde işlenen suçlarda ortaklardan biri için dava zamanaşımının kesilmesinin diğer ortakları da etkileyeceği, yani onlar için de dava zamanaşımı süresinin kesileceği” (Berrin Akbulut, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 4. bası, Ankara 2017, s. 917) şeklindeki görüşlerle bu husus kabul görmüştür. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu da yerleşik kararlarında, 5237 sayılı TCK’da dava zamanaşımının sirayeti konusunda fiile bağlılığı esas alan nesnel ölçütün kabul edildiği vurgulanmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olayımıza bakacak olursak; Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2012 tarihli iddianamesi ile; sanık ...’in sevk ve idaresindeki araçta 22.07.2012 tarihinde yapılan kontrolde sanık ...’nın deposuna götürmekte olduğu 18.480 kg yabancı menşeili çay ele geçirildiğinden fikir ve eylem birliği içerisinde kaçakçılık suçunu işleyen sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesi sanıkların beraatlerine dair hükmü temyizen inceleyen Dairemizin 17.11.2018 tarih ve 2018/65E.-11884K. sayılı Bozma kararına uyan mahkeme tarafından ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Yapılan suç duyurusu üzerine Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2020 tarihli iddianamesiyle, sanık ... hakkında diğer sanıklarla eylem ve fikir birliği içinde kaçakçılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında mahkûmiyet, sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında ise ölüm nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Karara karşı sanık ... ve katılan idare vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuştur. Sanıklara atılı bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre dava 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunmaktadır. İştirak hâlinde işlenen bir suçun zamanaşımının kesilmesi, suçu işlediği iddia olunan kişiye ya da kişilere ilişkin olmayıp suç konusu fiile ilişkin olduğundan şeriklerden biri hakkında dava zamanaşımını kesen işlemler yapılmış ise haklarında madde metninde sayılan işlemler yapılmamış olan tüm sanıkları etkileyecektir. Bu itibarla, eylem ve fikir birliği içerisinde fiili işlediği iddia olunan sanıklardan ...’in savunması 25.04.2013 tarihinde alınmış ise de, sanık ... hakkında 14.10.2020 tarihinde iddianamenin düzenlendiği hususları dikkate alındığında, sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararına kadar tüm sanıklar bakımından zamanaşımı sürelerini son kesen sebebin 14.10.2020 tarihinde sanık ... hakkında düzenlenen iddianame olduğu gözetilerek, bu tarihten sonra sanık ... hakkında verilen 25.11.2021 tarihli mahkûmiyet hükmüne kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmediği kabul edilmelidir. Bu itibarla, dava zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeksizin, sanık ... hakkında suç tarihinden itibaren, sanık ... hakkında ise savunmasının alındığı 25.04.2013 tarihinden itibaren TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğundan bahisle sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince Düşürülmesine karar verilmiş olması nedeniyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.