Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/7582 E. 2022/17246 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7582
Karar No
2022/17246
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; CMK'nun 299. maddesi uyarınca sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemi yerinde görülmeyerek yapılan incelemede; Sanıklardan ...'nın Çaycuma ilçesi Ziraat Bankası şubesinde 1999-2001 yılları arasında gişe memuru olarak çalıştığı ve bir kısım mudi hesabından zimmetine para geçirmeye başladığı, meydana gelen bu açık nedeniyle parasını ya da hesabını kapatmak isteyen müşterilerin başvurması halinde başka müşterilerin hesaplarından aktarma yaparak kısmi ödemeler yaptığı, zaman zaman da başka müşterilerin hesaplarından ödeme yaparak ödeme fişlerini mudilere işlem içeriğini açıklamadan imzalattırdığı, zaman zaman hesabın faizle birlikte ulaşacağı tutar kadar ilgili adına gerçek olmayan yeni bir hesap açılıp cüzdan işletilerek müşteriye verildiği ve daha sonra da gerçek olmayan hesabın kapatıldığı, bazen de aynı gün müşteri adına başka zimmetlerle gerçek hesap oluşturarak cüzdana işlendiği, ancak bu hesaplardan ödeme yapılmaksızın bir kaç gün sonra kesilen ödeme fişleriyle kapatıldığı, bu işlemler yapılırken sanık ...'nın şahsen tanıdığı, hakkında bilgi sahibi olduğu ve ne zaman şubeye uğrayacağını tahmin ettiği müşterilerin hesaplarını kullandığı, bu nedenle bilgisi dışında oluşabilecek müşteri şikayetlerini engellediği, bu şekilde toplam 12.588. TL 3.675.00USD, 776.313.93 DEM'i zimmetine geçirdiği, bu paraları dikkat çekmeyecek şekilde diğer sanık akrabası ...'ün Bostancı Emlak Bankası nezdindeki hesabına 15.600 DM ve 9.457 TL tutarındaki bölümü 13.05.1996 ile 29.03.2000 tarihleri arasında 21 ayrı işlemle naklettiği, sanık ...'ün de diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek zimmet eylemine yardımcı olarak suça iştirak ettiği iddiası ile dava açılmış olup; I- 23.06.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun yürürlüğünden önceki eylemlerin 765 sayılı TCK'nun 202. maddesinde düzenlenen zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, II-Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından, suç tarihinde yürürlükte bulunan, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri"... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ...” şeklinde olup, bu duruma göre;

Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet, Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekilerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet, Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, sanık ...'nın aşamalardaki savunmasında yapmış olduğu zimmete konu bir kısım işlemlerde mudiye yalnızca vadesi gelen hesabından faiz ödemesi yaptığı halde hesaptaki paranın tamamını çekmiş gibi işlem yaparak ödeme fişi imzalattığını beyan etmesi 22.10.2001 tarihli soruşturma ön raporunda dava konusu edilen işlemlere ilişkin dekontlarda mudi imzasının bulunduğunun belirtilmesi karşısında; zarar miktarının hesaplanmasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı gözetilerek; edinim tarihleri, basit ve nitelikli zimmet miktarları ile banka zararının ne olduğu hususlarının tespitinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de, 1-Sanık ... hakkında hüküm kurulurken hükmün bir numaralı fıkrasında basit zimmet suçuna denk gelen 4389 sayılı Yasanın 22/3 fıkrasının ilk cümlesi uygulandıktan sonra, devamında 2. cümlesinde tanımlanan ve nitelikli zimmet eylemine denk gelen aynı yasa maddesinin 2. cümlesinden hüküm kurulmak suretiyle sanığın eyleminin nitelikli zimmet suçunu mu, basit zimmet suçunu mu oluşturduğuna dair kabulün denetime olanak verir şekilde açıklanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi ile hükmün karıştırılması, 2-Sanık ...'nın eylemine yardım eden olarak kabul edilen sanık Orhan Aygün'ün eylemi basit zimmet kabul edilmek suretiyle gerekçe tutarlılığı yönüyle çelişki oluşturulması, 3-Sanık ...’nın eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü halinde; sanık hakkında 4389 sayılı Kanunun 22/3 madde 2. cümlesi uyarınca ceza tertip edilirken önce gün para cezası miktarının belirlenip adli para cezasına çevrilmesi ve sonrasında hükmolunacak adli para cezası miktarının nitelikli zimmet zararının üç katından az olamayacağı yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 4-Banka zararının ödettirilmesine karar verilirken sanık ...’nın babası tarafından 22.03.2001 tarihinde yapılan 4.500.00DEM geri ödemenin, iade tarihinde geçerli olan T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek hesaplanıp mahsup işlemi yapılması suretiyle banka zararının belirlenmesi gerekirken, ödettirilmesine hükmolunan toplam zimmet miktarından düşülmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 5-Döviz cinsinden yapılan işlemlerde işlem tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kurunu esas alarak zimmet ve zarar miktarının belirlenmesi gerekirken, hükme esas alınan 28.03.2012 tarihli bilirkişi ek raporunda döviz üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde, işlem günündeki Merkez Bankası alış kurunun esas alınması suretiyle banka zararının yanlış hesaplanması, 6-Banka zararına hükmedilmesi karşısında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre nispi harca da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan banka vekilinin temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/7582, K. 2022/17246, T. 08.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-7582-e-2022-17246-k-498d5c2d8792