Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5091 E. 2024/7781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5091
- Karar No
- 2024/7781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/4 E., 2021/785 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi; kararın usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlilerinin ring görevlerini ifa ettikleri sırada 15-18 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuğun sokak üzerinde şüpheli hareketler sergileyerek uzaklaşmaya çalıştığının görülmesi üzerine müdahale edilerek durdurulduğu, suça sürüklenen çocuktan toplam 127 paket muhtelif markalarda kaçak sigaranın ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarında, ikrarda bulunduğu belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve suça sürüklenen çocuğun ikrarına göre atılı kaçakçılık eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, suça sürüklenen çocuğa dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı olan tutarı hüküm verilinceye kadar yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı ve bu kapsamda soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığından verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa denetime elverişli biçimde etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmaksızın suça sürüklenen çocuk hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Dava konusu kaçak eşyaların tamamının, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, imha edilenler hariç tutularak numunelerle sınırlı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.