Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/447 E. 2023/10028 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/447
- Karar No
- 2023/10028
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2021/383 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarihli ve 2012/411 Esas, 2014/232 Karar sayılı kararı ile sanığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 6 yıl 3 ... hapis ve 26.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, banka zararının sanık tarafından giderilmesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.07.2020 tarihli ve 2016/9036 Esas, 2020/11567 Karar sayılı kararı ile, sanığın önceden şikâyetçi ... tarafından imzalanmış fişleri kullanmak suretiyle 12.000,00 TL kredi tutarını zimmetine geçirdiği, eyleminin bu haliyle nitelikli zimmet olduğu, yine şikâyetçi ...’in bilgisi dışında 45.000,22 TL bakiyeyi çekerek hesabı kapattığı, sanığın zimmetine geçirmiş olduğu 45.000,22 TL'nin çekildiğine ilişkin 25.08.2011 tarih ve F00748 numaralı fiş üzerine getirisinin fazla olacağından bahsederek fon hesabı açacağını söylemek suretiyle yanıltarak ...’in imzasını attırdığı, müşteriye fon alınmış gibi göstermek için bir kağıdı bilgisayarda hazırlayıp verdiği, bu kağıdın tarih formatının asıl belgedeki tarih formatlarına uymadığı görüldüğünden bu belgenin sahte olarak hazırlanarak müşteriye vermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin nitelikli zimmet olduğu gözetilmeden yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm tesisi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2020/190 Esas, 2021/383 Karar sayılı kararı ile 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanığın, aynı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca neticeten 12 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kısmi iade etmiş olduğu miktarın, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin yerleşik uygulamaları gereği nitelikli zimmet eylemi sonucunda bankanın uğradığı zarara karşılık iade edildiği kabul edildiğinden, 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereği nitelikli zimmet miktarının üç katı adlî para cezası uygulaması yapılmasına yer olmadığına, banka zararının sanık tarafından giderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Zimmete geçirilen meblağdan, yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan meblağa üç katı adlî para cezasının uygulanmamış olmasının bozmayı gerektirdiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Öncelikle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine aksi halde sanığın eyleminin emniyeti suistimal suçunu oluşturacağından hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında banka nezdinde yapılan soruşturma sonucunda 06.02.2012 tarihli banka soruşturma raporunun düzenlenmesi ve banka vekili tarafından yapılan suç duyurusu üzerine kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. 2.Suç tarihlerinde İzmir Ziraat Bankası Pınarbaşı şubesinde müdür yardımcısı olarak görev yapan sanığın, bir kısım müşterilerin hesabından bilgileri olmaksızın para çekip yatırdığı; müşteri ...’in hesabındaki 45.000,22 TL bakiyenin bilgisi dışında 25.08.2011 tarih F00748 numaralı fişle sanık tarafından çekilerek kapatıldığı ve zimmetine geçirmiş olduğu, sanığın 45.000,22 TL' ye ilişkin 25.08.2011 F00748 numaralı fiş üzerine ...’in imzasını müşteriye fark ettirmeden aldığı;...isimli müşteriye Pınarbaşı Şubesi nezdinde ... numaralı hesaptan 22.03.2011 tarihinde 12.000,00 TL tutarında tüketici kredisinin kullandırıldığı, kredi kullandırma aşamasında sanığın müşteriye kredinin olumsuz sonuçlandığına ikna ettiği ve müşterinin imzalamış olduğu evrakları müşterinin bilgisi dışında kredi açılışında kullandığı yani müşterinin açılmış krediden haberinin olmadığı; ... isimli müşteriye iki adet kredi kullandırıldığı, kullandırılan ikinci krediden 9.750,00 TL tutarında bir paranın tediye fişi ile sanık tarafından çekildiği, bu fişin üzerine müşterinin imzasına benzer imza atıldığı, sanığın tüm bu eylemleri neticesinde toplam zimmet miktarının 290.125,22 TL, iade tutarının ise 145.916,62 TL olduğu anlaşılmıştır. 3.Dosya arasına alınan 16.07.2012 ve 21.10.2012 tarihli bilirkişi raporlarında zimmet tutarının 290.125,22 TL olduğu, bu tutarın 114.144,90 TL'sinin işlemler sırasında, 31.771,72 TL'sinin ise bankaya nakdî ödeme olmak üzere 145.916,62 TL'sinin geri ödendiğinin tespit edildiği görülmüştür. 4.Katılan vekili tarafından sunulan 25.11.2013 tarihli dilekçe ile sanığın bilirkişi raporunda tespit edilen 31.771,72 TL'ye ilaveten 10.000,00 TL nakdî ödemede bulunduğu bildirilmiş, 24.08.2021 tarihli müzekkere cevabında ise sanık tarafından 30.000,00 TL tutarında bir ödemenin daha yapılmış olduğu ve kalan tutarın 122.736,24 TL olduğu bildirilmiştir. 5.Sanık soruşturma aşamasında ifadesinde, ...'e ödeme yaparken 25.08.2011-F00748 numaralı fiş üzerine müşteriye çaktırmadan imzasını aldığını, ...'ın ise sözleşmeye ve üç dört tane boş fiş üzerine imzasını aldığını, kredi onaylandıktan sonra parayı kendisinin aldığını, Çiseli'nin bu krediden haberinin olmadığını, ...'nın kullandığı krediden ise 9.750,00 TL tutarında bir para aldığını, para çekme fişi üzerindeki imzayı kendisinin de atmış olabileceğini beyan etmiş; kovuşturma aşamasında ise, müfettişe verdiği ifadelerin ... olduğunu, ... bankaya geldiğinde tekrar gelmesinin zor olacağını söylediği için peşinen imzalarını aldığını,12.000,00 TL krediyi kendisinin almadığını, ...'e fon getirileriyle ilgili bir belge düzenleyip verdiğini, bahse konu borcu kapatmaya gayret ettiğini, diğer kişilerin kendisinden şikâyetlerinin olmadığını beyan ettiklerini ifade etmiştir. 6.Şikâyetçi ... beyanında, belirtilen krediyi almadığını, sanığın kendisine kredi tahsisi yapılmadığını söylediğini ifade etmiş olup, yeminli olarak dinlenen tanık ...'ün de beyanında, ... ile birlikte Ziraat Bankası'na gittiğini, Çiseli'nin görevliden kredi talebinde bulunduğunu, görevlinin Ziraat Bankasından kredi tahsisinin mümkün olmadığını bildirmesi üzerine ... ile birlikte Vakıfbank Gazi Bulvarı Şubesine gittiklerini, ...'ın Vakıfbank'... 12.000,00TL kredi alarak kendisine verdiğini ve kendisinin bu kredinin taksitlerini halen ödemeye devam ettiğini ifade ettiği görülmüştür. 7.Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2020/190 Esas, 2021/383 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 8.384,11 TL nispî temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.