Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3065 E. 2024/11881 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3065
- Karar No
- 2024/11881
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1689 E., 2021/4314 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suça konu alanın kendilerie ait olduğuna, istinaf kararının hukuka aykırı olduğuna, Yargıtayca kararın incelenerek hükmün bozulması talebine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezasında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bu nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından orman bölmesinde yapılan kontrolde, daha önce işgal ve faydalanma suçundan tutanak düzenlenen suç konusu yerden farklı bir yerde bu sefer de beton dökülüp üzerine kulübe yapıldığının görülmesi üzerine sanık hakkında tutanak düzenlenmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; evine yakın yerde kamelya yaptığını, orman olduğunu bilmediğini, suç konusu yerin 2/B kapsamında kaldığını, suç işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu fen ve orman bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda suç konusu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğuna yönelik görüş bildirilmiştir. Ancak orman bilirkişi raporunda suç konusu yerin her ne kadar orman tahdit sınırında kalmışsa da, köy iskan alanı içinde olduğunu, bilim ve fen bakımından orman niteliği taşımadığını belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suç tutanağı, sanık savunması ve bilirkişi raporlarına göre sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, suç konusu yerin kesinleşmiş orman sınırında kaldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, katılan vekili ile sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Azdavay Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.