Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18161 E. 2026/5961 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18161
Karar No
2026/5961
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E. 2021/1445 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suça konu kaçak eşya yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında ... İdaresi tarafından hesaplanan Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) Varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 9.925,00 TL, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 4.030,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek, yeniden tespit edilecek CIF değer üzerinden ... İdaresince hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarına göre; soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, KEMT varakasındaki sanığın aleyhine olan 13.461,71 TL gümrüklenmiş değer esas alınarak yapılan ihtaratta, ödemenin yasal sonuçları bildirilmeden sadece ödeme hususunda beyanının alınması ve hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlıktan faydalanılabileceğinin bildirilmemesi suretiyle sanığın yanıltılması,

2.Sanık hakkından 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin “3/23." maddesi olarak değiştirildiği gözetilerek) 3/22. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan 2/3 oranında indirim yapıldığı esnada "4 ay hapis ve 1 tam gün adli para cezası" yerine "4 ay hapis ve 2 tam gün adli para cezasına" hükmedilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

3.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesinde düzenlenen suçun üst sınırının iki yıl olduğu gözetilerek; 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/1. maddesine göre, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1- (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18161, K. 2026/5961, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-18161-e-2026-5961-k-19ed4f55d1d9