Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18039 E. 2024/5825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18039
- Karar No
- 2024/5825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/33 E., 2021/921 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulduğuna, eşyanın değerinin pek hafif ya da hafif olmadığına, hapis cezasının ertelenemeyeceğine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde, rutin yapılan yol kontrolleri esnasında, sanığın sevk ve idaresindeki nakil aracında herhangi bir arama kararına dayanmaksızın yapılan aramada, üzeri kapalı biçimdeki 22 adet bidondan 1.320 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/10. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; suçu kabul etmemiştir. Malen sorumlu Mahkemede; olaydan haberinin olmadığını beyan etmiştir. A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesi Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1. maddesi gereği malen sorumlunun suçtan haberi olmadığına dair aksi ispat edilemeyen beyanına istinaden iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu cihetle, bu gerekçeyle nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a, 217/2, 230/1. maddelerine göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesi Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 28.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Olay tarihinde jandarma tarafından yapılan yol kontrolünde sanığın aracında jelikan içinde 1320 litre kaçak akaryakıt görülmesi üzerine işlem yapıldığı, suçüstü hükümlerinin oluştuğu olayda arama kararına gerek bulunmayacağından gecikmesinde sakınca bulunan halde Cumhuriyet savcısınca verilmiş arama kararı bulunmadığı, Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması durumunda kolluk amirince de verilmiş arama kararı bulunmadığından ele geçirilen suç eşyasının hukuka aykırı yasak delil olarak kabul eden çoğunluğun görüşüne muhalifim. Şöyle ki; 1.Suçüstü hali bulunduğundan arama kararına gerek bulunmamaktadır. 2.Yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır. Ele geçirilen suç eşyaları yasak delil kriterine uymadığı halde yasak delil olarak kabulü mümkün değildir.