Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17974 E. 2024/10284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17974
- Karar No
- 2024/10284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/581 E., 2021/740 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II.GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 20.06 sıralarında Atatürk Havalimanı dış hatlar geliş katı yolcu karşılama salonunda yapılan uygulamalar esnasında, gümrüklü alandan çıkan sanığın durumundan şüphelenilerek yanına gidildiği, sanığın pasaportunu ve Beyrut-İstanbul uçuş kartını ibraz ettiği, sanıktan beraberindeki bagajlarını geliş katı B girişinde bulunan x-ray cihazına bırakmasının istendiği, cihazda yapılan kontrollerde bagajlar içerisinde yoğunluğa rastlandığı, sanıktan bagajlarını açmasının istendiği, sanık bagajlarını açtığında, içerisinde çok sayıda telefona rastlandığı, sanığa herhangi bir gümrük beyanının olup olmadığının sorulduğu, sanığın; herhangi bir gümrük beyanında bulunmadan gümrüklü alandan çıktığını söylediği, sanığın bagajlarında yapılan kontrolde, 12 adet İphone 5 marka ve 1 adet Samsung marka olmak üzere toplam 13 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Etkin pişmanlık ihtaratı yapılan sanığın ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkındaki hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin fıkrasında taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin fıkrasında yer alan "4 eşit" ifadesinden önce gelmek üzere "birer ay ara ile" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.