Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17684 E. 2024/9364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17684
Karar No
2024/9364
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1304 E., 2021/1901 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi nedeniyle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 03.02.2014 tarihinde inceleme dışı sanık ...'ün ikametinin altında bulunan depoda yüklü miktarda kaçak sigara olduğu bilgisi üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden depoda yapılan aramada, toplam 450 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, inceleme dışı sanık ...'ün Emniyet Müdürlüğü'ne suça sürüklenen çocuk ...'yı getirerek ele geçen kaçak sigaranın ona ait olduğunu beyan etmesi üzerine, suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle ayrı ayrı kamu davaları açılmış, açılan kamu davalarının birleştirilmesine karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk savunmasında, ....'e ait olan kaçak sigaraları sanık .....'den kiraladıkları depoya koyduklarını, ancak sanık İbrahim'in bundan haberinin olmadığını ve kaçak sigaraları satacaklarını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, suça sürüklenen çocuğa soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç olarak 10 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilme zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi ve gün adlî para cezasının 20 TL yerine 40 TL üzerinden hükmedilmesi, 3.Duruşmada iddia makamı olarak yer almayan Cumhuriyet savcısının gerekçeli karar başlığında isminin yazılması, 4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''03.02.2014'' yerine ''04.02.2014'' olarak gösterilmesi, 5.Suça sürüklenen çocuğun adının "...'' olmasına rağmen hükmün (1) numaralı bendine ''Fahd Babilli'' yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17684, K. 2024/9364, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17684-e-2024-9364-k-35258ec7265c