Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17357 E. 2024/11012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17357
- Karar No
- 2024/11012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/217 E., 2022/227 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz nedenleri; sanığın suç kastının bulunmadığına, cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine, uyarlama yargılamasının sonucu beklenmeden hüküm kurulmasına, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan, sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada bidonlar içerisinde 3.000 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamındaki İnönü - PAL raporuna göre; motorin cinsi eşyanın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu saptanmıştır. Sanık savunmasında, suça konu akaryakıtı kullanmak amacıyla aldığını ifade etmiş, bozma ilamı sonrasında, lehine hükümlerin uygulanmasını istediğini, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ile gümrük vergilerini ödeyecek durumunun olmadığını ifade etmiştir. 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler sonrasında sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Kolluk araştırmasıyla sanığın tarım işi ile uğraşmadığı tutanak altına alınmıştır. Malen sorumlu beyanında, suçta kullanılan nakil aracının kendisi adına kayıtlı olduğunu ancak eşi olan sanık ... tarafından kullanıldığını, davaya katılmak istemediğini belirtmiştir. Suçta kullanılan nakil aracına yönelik dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre, suça konu eşyanın taşıma aracının hacim ve miktar olarak ağırlıklı kısmını oluşturduğu, nakil aracında gizli bölmenin bulunmadığı bildirilmiştir. Sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydının kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu, bu hususta uyarlama yargılaması yapılıp yapılmayacağının ilgili mahkemeye bildirilmesine rağmen, uyarlama yargılaması sonucu dosya kapsamına alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçta ele geçirilen gümrük kaçağı eşyanın ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Sanığın tekerrüre esas olan adli sicil kaydının kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu, bu kapsamda Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/398 Esas, 2021/1319 Karar sayılı dosyasında uyarlama yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 24.09.2021 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kaydın tekerüre esas alınamayacağı gibi başkaca adli sicil kaydının bulunmadığı da dikkate alınarak; 1. Hapis cezasının ertelenmesi müessesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanık hakkında "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla süreyle mahkum olmuş olması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine yer olmadığına" şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, 2. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı halde sanığın hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 3. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın gümrüklenmiş değerin iki katını ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yasal olarak olanaklı değil ise de, ilgili maddenin uygulanmamasına ilişkin kısımda "ve tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan" şeklinde gerekçeye yer verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.