Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17004 E. 2024/11182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17004
- Karar No
- 2024/11182
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/498 E., 2021/1070 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar ve suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracı hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'in temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraati gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...'nin temyiz sebepleri; hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçun ispatlanamadığına, beraati gerektiğine ilişkindir.
3.Malen sorumlu ... vekilinin temyiz sebepleri; malen sorumlunun ve kayden malik olan vefat eden babasının iyiniyetli olduğunun aksine delil bulunmadığından nakil aracının iade edilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE Yol kontrol ve uygulama noktasında, sanık ...'in sevk ve idaresindeki, sanık ...'nin içinde bulunduğu araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasa kısmında bulunan ve bilirkişi tarafından zula olduğu tespit edilen gizli bölme içerisinde 2.000 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'in savunmasında; kayınpederi olan ve vefat eden malen sorumlu ...'den olay tarihinde hayvan taşıyacağını söyleyerek aracı istediğini, araca kullanmak amacıyla kaçak akaryakıt aldığını, diğer sanığın araca kaçak akaryakıt aldığından haberi olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini, beraatini talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Sanık ...'nin savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay günü Doğubayazıt'a gideceğini, eniştesi olan diğer sanığın da Doğubayazıt'a gidecek olması nedeniyle onun kullandığı araca binerek Doğubayazıt'a doğru yol aldıklarını, aracın babasına ait olduğunu, olayla ilgisi olmadığını, beraatini talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Araca ilişkin olarak alınan dosyada mevcut bilirkişi raporunda; kaçak eşyanın ele geçtiği yerin, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat olduğunun, ele geçen kaçak eşyanın aracın taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturmadığının, aracın suç tarihindeki piyasa rayiç değerinin 25.000,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçen kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanıkların kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmeleri için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemeleri hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapmaları halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanıklara bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezalarında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılması ve gerekçe gösterilmeden haklarında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
2.Yakalanan eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil aracının değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olacağından, müsadere şartları gerçekleşmeyen nakil aracının, üzerindeki orijinal yapısı bozularak eklenen gizli tertibatın masrafları sanıklardan alınmak suretiyle sökülüp araç üzerindeki tedbir şerhi kaldırılarak hak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıkların ve malen sorumlu vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.