Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16525 E. 2025/9443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16525
- Karar No
- 2025/9443
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/315 E., 2022/235 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa 7242 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması hususunda ihtar yapılmadığının anlaşılmakla, sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağına yönelik bildirimde bulunulması gerekirken, cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirilerek sanığın yanıltılması suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş isede; Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında, kovuşturma aşamasında sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağının bildirildiği anlaşılmakla birlikte, sanığa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve sanığa mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarını ya da kamu zararını ödemesi için süre verildiği, ancak daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödemeyen eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendindeki "...53/1. maddesinin (a),..." ibaresinden sonra gelmek üzere "...(b),..." ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.