Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/13839 E. 2024/11425 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13839
Karar No
2024/11425
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/453 E., 2021/357 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın üzerine atılı 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan doğrudan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın Temyizi Yönünden Hükümde temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması ve bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması karşısında, sanığın kararı tebliğden itibaren 15 gün içinde temyiz etmiş olması nedeniyle, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek; sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Sanığın üzerine atılı 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden Olay tutanağına ve dosya kapsamına göre, 04.03.2013 tarihinde, denetim yapmak üzere sanığın işletmecisi olduğu petrol istasyonuna gidildiği, yapılan ölçümlerde motorin pompaları ve yer altı tankından çekilen akaryakıtların marker seviyesinin geçersiz çıktığı, toplamda 10670 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği tespit edilmiştir. Sanık hakkında, 5015 sayılı Kanun'un Ek 5/1. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; Mersin ilinde bulunan bir şirketten akaryakıtı aldığını, kaçak olduğunu kabul etmediğini, tankların uzun süredir temizlenmediğini, bu yüzden marker seviyesinin geçersiz çıkmış olabileceğini, bozma sonrası beyanında ise akaryakıt aldığı bayi hakkında da işlem yapıldığını, bir kusurunun olmadığını, gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödeme gücü olmadığını ifade etmiştir. Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen 04.03.2013 tarihli ulusal marker tespit tutanağına ve 25.03.2013 tarihli TÜBİTAK-MAM raporuna göre suça konu akaryakıtın yapılan ölçümlerde marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere de aykırı olduğu tespit edilmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 35.278,45 TL ve normal değerde olduğu anlaşılmıştır. Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadale Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın ödeme gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait ticari miktar ve mahiyette akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Suça konu kaçak eşyalar ile ilgili 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâleti ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5015 sayılı Kanun uyarınca müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 8 inci bendi çıkartılarak yerine ''Ele geçen kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE'' ibaresinin eklenmesi diğer yönleri aynen bırakılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/13839, K. 2024/11425, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-13839-e-2024-11425-k-6801a32beb23