Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/12299 E. 2023/1346 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12299
- Karar No
- 2023/1346
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2022/453 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/2522 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 8.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. 2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/2522 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2018/3630 Esas, 2021/1041 Karar sayılı ilâmıyla; "Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre de; Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/261 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun' un 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 18.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında daha önce verilen ve bozulmasına karar verilen hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi esas alınarak kazanılmış hak oluşturduğundan sanığın cezasının 2 yıl 11 ay hapis ve 8.320,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, dava konusu kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının sanık tarafından daha önce de kaçakçılık suçunda kullanılmış olması, yakalanan sigaraların hacim ve miktarı gözetildiğinde taşıma aracının ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, işlenen suça nazaran müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağından 54 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2022 tarihli ve 2022/71269 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin hükmün temyizi için süre tutum dilekçesi sunmuş olduğu, gerekçeli kararın tebliği sonrasında ise gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR 1.07.11.2014 tarihinde ... plakalı araçla Hatay ili sınır köylerinden yüklü miktarda kaçak sigara getirileceği bilgileri üzerine, kolluk görevlilerince bahse konu aracın önleme araması kararına istinaden usulüne uygun olarak durdurulduğu, sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada 12.100 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık bozma ilamı öncesinde müdafii eşliğinde alınan savunmalarında, annesi adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı araçta yakalanan sigaraları içmek amacıyla aldığını beyan etmiş, bozma ilamı sonrası müdafii eşliğinde alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyemediğini belirtmiştir. Mahkeme tarafından sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında 1/2 oranda indirim yapılacağının ihtar edildiği belirlenmiştir. 3.Malen sorumlu mahkemede alınan beyanında, suçta kullanılan nakil aracının kendisi adına kayıtlı olup eşi ve çocukları tarafından kullanıldığını, sürücü belgesinin olmadığını ve sanığın oğlu olduğunu, davaya katılma talebinin olmadığını belirtmiştir. Bozma ilamı öncesi alınan makine mühendisi bilirkişi raporuna göre; yakalanan sigaraların taşıma aracının ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, aracın kasko değerinin 22.700,00 TL olduğunun raporlandığı görülmektedir. Yine dosya kapsamına alınan belgelere göre sanığın suçta kullanılan araçla daha önce de kaçakçılık suçuna karıştığı sabittir. 4.Suç tarihinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda fahiş değerde olduğu anlaşılmıştır. 5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE 1.Suç tarihinde sanıkta ele geçirilen gümrük kaçağı sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğu, kişisel kullanım sınırının üzerinde olduğu ve sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Suçta kullanılan nakil aracı her ne kadar sanığın annesi adına kayıtlı ise de, fiilen sanık tarafından kullanıldığı, daha önce de sanığın aynı araçla kaçakçılık suçuna karıştığı, ele geçen eşyanın değeri ile suçta kullanılan nakil aracının değeri gözetildiğinde müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete de aykırı olmadığı anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleştiği dikkate alınarak aracın müsaderesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/261 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde karar verildi.