Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1172 E. 2025/11800 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1172
- Karar No
- 2025/11800
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1241 E., 2021/5 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz dilekçesi kapsamına göre suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de; Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.20 14... /135 Esas, 2014/275 Karar sayılı kararı ile suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına hükmedildiği, araç hakkındaki hükmün temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 18.06.20 20... /14574 Esas, 2020/7440 Karar sayılı ilamı ile suçta kullanılan araç hakkındaki hükmün onanmasına karar verildiği gözetilerek bu konuyla ilgili katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, Gümrük İdaresi tarafından dava konusu eşyanın depolama masrafı ve sair masraflar dahil edilerek 3.051,14 TL'nin kamu zararı olarak bildirildiği anlaşılmakla; dava konusu eşyanın “ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplamı olan 2.656,14 TL'nin kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı Kanun'un 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “kamu zararını ödemediğinden” bahisle hatalı ve başka gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.Duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışı ve suç tarihinde düzenlenen adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uygulandığı gözetilmekle, dosya kapsamıyla uygun olmayan ve yetersiz gerekçe gösterilmek suretiyle sanık hakkında “Suçlunun kişiliği, pişmanlık göstermeyişi ile sosyal ve ekonomik durumu" gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 50/1 ve 51/1. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
3.Katılan Gümrük İdaresi kendisini vekille temsil ettirmesine karşın gerekçeli karar başlığında katılan Gümrük İdaresi vekilinin gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.