Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/10277 E. 2024/10943 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10277
Karar No
2024/10943
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1215 E., 2021/156 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'in temyiz isteği; hukuka uygun adli arama kararı olmadığına, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen görülecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; farklı bir soruşturma kapsamında farklı iş yerleri ve şüpheliler hakkında alınan Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/755 Değişik İş sayılı adli arama kararına istinaden; arama kararında adı geçen ... isimli şahsın "Çiftepınar Mahallesi ..... Sokak no:6" sayılı iş yerine 19.12.2014 tarihinde gidildiği, iş yeri sahibine ulaşılamaması nedeniyle çilingir marifetiyle açılan altı numaralı iş yerinde yapılan aramada toplam 15.723 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 20.12.2014 tarihli kolluk tutanak içeriğine göre; ... isimli şahsın yakalanmasına yönelik yapılan araştırmalar sırasında ... isimli şahsın babası ...ile Emniyet Müdürlüğüne gelen sanık ...'in 19.12.2014 tarihinde arama yapılan iş yerinin ve ele geçen kaçak sigaraların kendisine ait olduğuna dair beyanlarının tutanak altına alındığı görülmüştür. Bu olay nedeniyle ... hakkında ek KYOK kararı verilmiş, sanık ... hakkında ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ...'in bozma öncesi savunmalarında atılı suçu ikrar ettiği, bozma sonrası alınan savunmasında ise atılı suçlamayı kabul etmediğini, kaçak sigaraların ele geçirildiği iş yerinin ..., ... ve ... isimli şahıslara ait olduğunu beyan ederek atılı suçu inkar ettiği görülmüştür. Her ne kadar yapılan soruşturmalar neticesinde ... isimli şahıs hakkında 04.02.2015 ve 18.09.2015 tarihli KYOK kararları verilmiş ise de; somut olayda ... isimli şahsın .... Mahallesi .... Sokak no:6 sayılı iş yerinde kaçak sigara depoladığı ve satışını yaptığı bilgisi üzerine bahse konu adres için adli arama kararı alınması, iş yeri sahibine ulaşılamaması nedeniyle çilingir marifetiyle açılarak dava konusu kaçak sigaraların ele geçirilmesi, ... isimli şahsın ifadesinin tespitine yönelik çalışmalar sırasında, arama kararının infazından bir gün sonra ... isimli şahsın babası ....m ... ile sanık ...'in Emniyet Müdürlüğüne birlikte gelmesi ve kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ifade etmesi üzerine sanık ... hakkında işbu kamu davasının açılması karşısında, anılan KYOK kararlarının kesinleşmesine ilişkin merci kararları tespit edilerek, bu kararlara ... isimli şahsın da atılı suç bakımından sanık ...' in eylemine müşterek fail olarak soruşturmaya dahili gerekeceği cihetle, bu yönde kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilemeyeceğinin takdiri için yapılacak ihbarın sonucuna göre ... hakkında kamu davası açılması halinde dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ile dosyaların birleştirilmesinden sonra tüm deliller ve sanık ...'in bozma öncesi ve sonrasında alınan savunmaları da birlikte değerlendirilmek suretiyle sanık ile ... isimli şahsın hukuki durumlarının birlikte tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de; 1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında usulüne uygun şekilde ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.12.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 04.02.2015 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde; Dairemizin 2021/15381 Esas sırasında kayıtlı olan temyiz edilmeden kesinleşen Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/194 Esas, 2015/596 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylemle ilgili olarak suç tarihinin 09.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.03.2015 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 tarihli ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilâmlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 tarihli ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği halde, mahkemece kısa kararda yargılama gideri ile ilgili kısım miktar olarak boş bırakılarak ilgili miktar açıklanmadan, bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle usul ve kanuna aykırı hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/10277, K. 2024/10943, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-10277-e-2024-10943-k-ad3fc081c57f