Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9725 E. 2024/10914 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9725
Karar No
2024/10914
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/54 E., 2015/241 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; kuruma iddianame ve duruşma çağrı zaptının gönderilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, vekâlet ücreti takdir edilmemiş olmasına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz istemi; atılı suçu kabul etmediğine, hakkında verilen mahkûmiyet kararının lehine bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık ...'nın temyiz istemi; eşyaların kaçak olduğunu bilmediğine, bahsi geçen büfede işçi olarak çalıştığına ve haksız ceza verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 28.11.2013 tarihinde, sanıkların işletmecisi olduğu Eylül büfe adlı iş yerinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada 40 şişe kaçak alkollü içki ile 50 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır. Sanıklar aşamalardaki savunmalarında; ticari amaçlarının olmadığını, kişisel kullanım için bulundurduklarını, bildirilen kamu zararını ödeyemeceklerini beyan etmişlerdir. Dava konusu eşyaların değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir. A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Sanık ...'nın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 22.01.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak duruşma açılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden ise; Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ve alkollü içkileri ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, 2.Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi Gümrük İdaresinin yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 233 ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması, bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/9725, K. 2024/10914, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-9725-e-2024-10914-k-a26126a0e112