Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8235 E. 2024/10776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8235
- Karar No
- 2024/10776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/68 E., 2015/438 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet ,kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, haksız yere ceza aldığına ve hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. II.GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; kolluğa yapılan ihbarda Beylikdüzü metrobüs durağı üst geçidinde kaçak sigara satışı yapıldığının bildirilmesi üzerine olay tarihinde kolluk ekibince ihbarda belirtilen metrobüs üst geçidine gidildiği, sanığın üst geçit üzerinde küçük bir tezgahta kaçak sigara satışı yaptığının görüldüğü, sanığın bir müddet izlendiği ve tezgahta sigara bittiğinde, üst geçidin altında park halinde bulunan ... plakalı araca gidip araçtan sigara aldığının görüldüğü, aracın bagajında ve arka koltuğunda yapılan kontrolde toplam 1619 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18.maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, sigara satmanın suç olduğunu bilmediği için ailesinin geçimini sağlamak için iş bulamadığından bir dönem kaçak sigara sattığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "pek hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 2. Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 15.02.2018 tarihli ve 2015/25648 Esas, 2018/1481 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/690 Esas, 2014/148 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.12.2013 olduğu, belirtilen dosyanın bozma ilamı sonrası 2018/362 Esasına kaydedildiği ve halen derdest olduğunun anlaşıldığı, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.